Gültekin Uysal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gültekin Uysal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2017 Perşembe

Bazıları "Kaderde CHP'ye partner olmak da varmış" diyor. Bu doğru değil. Doğrusu: Tarihi, hakiki ve kadim "orijinal Amblemine" dahi sahip çıkmaktan aciz, "MÜZMİN AT" takiyyecilerinin misyon tacirliğidir!..

TARİHE DÜŞÜLEN "ÇELİŞKİLİ" BİR NOT VE GARİP BİR "İRONİ": "BUGÜNKÜ (28 HAZİRAN 2017) YÜRÜYÜŞE MENDERES'İN PARTİSİ DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI VE 1000 DP'Lİ DE KATILDI"

BUGÜNKÜ (28 HAZİRAN 2017) YÜRÜYÜŞE MENDERES'İN PARTİSİ DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI VE 1000 DP'Lİ DE KATILDI.
(HABER: YURT Gazetesi-Barış CAN-Düzce)
Cumhuriyet Halk Partici (CHP) Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından asgari katılımla başlatılan "Adalet Yürüyüşü" bugün 14'üncü gününde. Bugünkü yürüyüş Düzce ili çıkışını takip ederek yolun sonundan itibaren devam etti. Bugünkü yürüyüşe Adnan Menderes'in partisi Demokrat Parti Genel Başkanı ve 1000 DP'li de katıldı. Demokrat Partisi Genel Başkanı Gültekin Uysal Adalet Yürüyüşü izlenimlerini YURT Gazetesi ile paylaştı. Başkan Gültekin Uysal '15 Temmuz'da nasıl meydanlardaysak bugün de adalet için meydanlardayız' derken 'düne kadar terör örgütleriyle müzakere edenler, bugün ana muhaleti terör örgütleriyle beraber olmakla suçluyor' diye konuştu.
YÜKSEK YARGI BAŞKANLARI DA 'ADALETE' GÜVENİLMEDİĞİNİ İTİRAF EDİYOR
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal yüksek yargı başkanlarının bile adalete güvenilmediğini itiraf ettiklerini söyledi. 2015 yılındaki seçimlerde partilerinin sloganının da 'herkes için adalet, herkes için demokrasi, herkes için zenginlik' olduğunu hatırlatan Uysal, CHP liderinin başlattığı yürüyüşe destek verme kararı aldıklarını ifade etti.
'ADALET DEVLET GELENEĞİMİZİN TEMEL DİREĞİDİR'
Adaletin devlet geleneğimizin temel direği olduğununun altını özellikle çizen Uysal "CHP Genel Başkanı sayın Kılıçdaroğlu önemli bir insiyatif alarak Adalet Yürüyüşü'nü başlattı. Türkiye'de yaşanan son hadiselerin ötesinde adalet bu ülkede devlet geleneğimizin temel direğidir. Devletin şekli hususunda bir şart yoktur yalnız onun en temel direği adalettir. Geçmiş devlet geleneğimiz açısından önemlidir. Öne çıkardığımız noktadır. İşte bu açıdan Türkiye'nin derinden nefes almaya ihtiyacı olduğu noktada yüksek yargının başkanları bile Türkiye'de yargıya, adalete güvenilmediği noktasında fikirlerini beyan ederken ana muhalefet liderinin Türkiye'de demokrasinin, demokratik meselelerin demokratik kanallara aktarılmasının yetersiz kaldığını, temsili demokraside problemlere çözüm üretmekte  zorlanıldığını kast ederek toplumsal muhalefetle beraber geniş kitlelere bu talebini mal etmek noktasında bir beklentisi, iktisası, fikri var. Bizler de özellikle 15 Temmuz Darbe Teşebbüsü sonrası gönlümüz iktidarıyla, muhalefetiyle bir ortak paydada, Anayasal çerçevede, Meclis deneyiminde Türkiye'nin can alıcı meselelerine çözüm üretmek, başta adalet olmak üzere 'herkes eşit ama birileri daha eşit' mantığına  savrulmuş bir Türkiye portresinde, fırsat eşitliğinin olmadığı, fiili düzen var. O nedenle bir parti devletine dönüşme noktasında hem adliyede hem onun dışında mali politikaları ile fırsat eşitliği noktasındaki politikalarıyla dar bir alanda belirli bir vatandaş profilini kapsadığını görüyoruz. Bizim itirazımız Türkiye'de herkes için adalet, herkes için demokrasi, herkes için zenginlik parolası ve sloganıyla 2015 seçimlerinde propaganda yapmış bir parti olarak Türkiye'nin bu talebi, iktidarı - muhalefetiyle yeniden bir idrak tazelemesine vesile olmasıdır. Bugün birilerinin müsaade ettiği kadar hakka, hukuka rıza göstermeyeceğimizi burada katılarak biz de Demokrat Parti olarak prensiplerimiz çerçevesinde bir dayanışma ortaya koyarak gösterdik. Bu çerçevede değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı.
KAYNAKhttp://ulusalhaber1.blogspot.com.tr/2017/06/bugunku-28-haziran-2017-yuruyuse.html
DP GENEL MERKEZİ WEB SİTESİ
Adalet Yürüyüşü’nün 14.gününde Genel Başkanımız Gültekin Uysal ve teşkilat mensuplarımız da yürüyüşe destek verdi. 28 Haziran 2017 Çarşamba
“Bu yürüyüşü; demokratik tavır alanlarının genişletilmesine önemli bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Birilerinin müsaade ettiği kadar adalete, hukuka rıza göstermeyeceğimizi beyan etmek için buradayız” “Adalet sadece adliyelerde ortaya çıkmaz. Vergi kanunlarıyla, fırsat eşitliğiyle, ülkede keyfilikten uzak bir yönetim anlayışıyla da adalet kendini gösterir” “Bunu kriminalize etmek, dar bir alana hapsederek birtakım sorumsuz beyanlarla çok marjinal unsurlarla bu süreci provoke etmek yanlıştır” 
(DP Basın Merkezi – 28 Haziran 2017) 
Adalet Yürüyüşü’nün 14.gününde Genel Başkanımız Gültekin Uysal ve teşkilat mensuplarımız da yürüyüşe destek verdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanması sonrasında Ankara’dan başlattığı Adalet Yürüyüşü, 14. gününde, Genel Başkanımız Gültekin Uysal, eski Devlet Bakanımız Gürcan Dağdaş ve Demokrat Partili il ve ilçe başkanları ile teşkilat mensuplarının katılımıyla devam etti.
Düzce çıkışında kalabalık bir grupla beraber Kılıçdaroğlu’yla buluşarak yürüyüşe katılan Genel Başkanımız Gültekin Uysal,  yürüyüşe 1000 partili ile destek verdiklerini söyleyerek 2015 yılındaki seçimlerde partimizin sloganının “Herkes için adalet, herkes için demokrasi, herkes için zenginlik” olduğunu hatırlattı ve yürüyüşe destek verme kararı aldıklarını ifade etti. Genel Başkanımız Gültekin Uysal, şu açıklamalarda bulundu:
“Prensip olarak adalet prensibine her daim sahip çıktık”
“Son 15 yıldır adaletle, hukukla ilgili yaşananlardan endişelerimiz oldu. Her geçen gün koyulaşan bir fiili rejim var ülkede.  Ülkeye yapılacak en büyük kötülük; koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bir zümrenin, bir parti devleti, bir zümrenin devleti haline getirmektir. Bu süreç her geçen gün ilerliyor. Buna karşılık burada yaptığımız; demokratik bir tavır örneği olarak demokrasiye inanmış tüm siyasi, sivil, iktisadi unsurlarla beraber meşruiyet içerisinde bir irade ortaya koymaktır. Referandum süreciyle beraber adaletsizliğin bir kısmına resmiyet giydirilmeye çalışıldı. Türk Milleti olarak adalet geleneğimiz pek çok şekil değiştirmiştir ama prensip olarak adalet prensibine her daim sahip çıkmışızdır. O açıdan baktığınızda adalet kavramının zaten siyasal aidiyetleri aşan bir manası, önemi var. “Bugün yargıya, adalete güvenin zedelendiğini görüyoruz”
Yusuf Has Hacip’in bir sözü vardır; “Adalet göğün direğidir. Direk çöktü mü, adalet çöktü mü gök çöker” demektedir. Bugün yüksek yargının başı başta olmak üzere yargıya, adalete güvenin çok zedelendiğini kendileri de ikrar eder haldedir.
“Maalesef bugün Türkiye, keyfiliğe teslim olmuş, popülizm kıskacı içerisindedir”
Adalet sadece adliyelerde ortaya çıkmaz. Vergi kanunlarıyla, fırsat eşitliğiyle, ülkede keyfilikten uzak bir yönetim anlayışıyla da adalet kendini gösterir. Maalesef bugün Türkiye, keyfiliğe teslim olmuş, popülizm kıskacı içerisindedir.
“Geçmişten bugüne taşıdığımız temel değerler değişmedi”
Bütün bunlar ışığında bu tavrı, bu yürüyüşü; demokratik tavır alanlarının genişletilmesine önemli bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Birilerinin müsaade ettiği kadar adalete, hukuka rıza göstermeyeceğimizi beyan etmek için buradayız. Geçmişten bugüne taşıdığımız temel değerler değişmedi. Demokrat Parti olarak bütün arkadaşlarımızla bu süreç içersinde böyle bir tavır almak ihtiyacı hissettik.
“Bugün siyaseti yeniden değerler üzerinden kutuplaştırarak gerilim siyaseti sürdürmekteler”
Ortada çok haksız ithamlar var. Demokratik düzlem içerisinde potansiyel suçlar icat ederek Türkiye’de bu ortak paydalar yeteri kadar tahrip edildi. Siyasi alan içerisinde ortak değerimiz haline getirmemiz gereken her mesele, bir siyasi rekabet unsuru haline getirildi.  15 Temmuz FETÖ Darbe Teşebbüsü sonrası ortaya çıkmış iklimden, iktidarıyla - muhalefetiyle bir ortak paydada, Türkiye’nin birikmiş meselelerini çözebilme imkanı varken iktidar; yine kendi siyasal tasavvurunu kuvvetlendirmek adına referandum başta olmak üzere başka bir yol tercih etti. Bugün siyaseti yeniden değerler üzerinden kutuplaştırarak gerilim siyaseti sürdürmekteler.
Referandum sürecinde bloklaşmalardan ziyade prensipler etrafında her siyasi partinin kendi öncelik ve saikleriyle bir tavır geliştirdiğini düşünüyorum. Türkiye’nin kutuplaşma zemininde sert bloklar üzerinden değil, ölçüler üzerinden demokratik ölçüler, Cumhuriyetin kurucu değerleri üzerinden ölçüler geliştirme mecburiyetinde olduğumuzu düşünüyorum.
“Aradığımız; yeniden bu ülkede adaleti milli güvenlik şemsiyemiz haline getirmektir”
Türkiye’ye olumlu katkıyı yapabilmek adına, yeniden bu ülkede adaleti, milli güvenliğimizin teminatı, milli güvenlik şemsiyemiz haline getirmektir aradığımız.  Eşit fırsatlara sahip herkesin hukukundan emin olduğu bir Türkiye’yi arıyoruz. Bu manada bu yürüyüşe çok farklı kesimlerden insanlar bireysel olarak destek vermektedir. Bunu kriminalize etmek, dar bir alana hapsederek birtakım sorumsuz beyanlarla çok marjinal unsurlarla bu süreci provoke etmek yanlıştır. Daha geniş bir ortak paydada buluşabilmek lazımdır.” Kaynak ( DP )

27 Mayıs 2017 Cumartesi

Adı: Demokrat Parti, Amacı: Tarihi hasım, 27 Mayısçı CHP ile yakınlaşmak mı?

CHP,
(Cumhuriyet Halk Partisi) 
Demokrat Parti
yakınlaşması
EMİN VAROL
26-05-2017, 12:59

16 Nisan referandumunun üzerinden 40 gün geçti. "Evet" bloğunda henüz ziyaretler başlamadı.
AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, referandumda "Evet" için çalışan MHP ve BBP Genel Başkanlarını ziyaret ederek " teşekkür edecek mi?" bilemiyoruz.
Ancak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu konuda hayli mesafe aldı. Kılıçdaroğlu, yüzde 49'luk bloğu diri tutabilmek için, "Hayır" için çalışan siyasi partilerin genel merkezlerini ziyarete, Erdoğan'ın, "siyaset okulu" olan Saadet Partisi'nden başladı.
Ardından, Rahmetli Turgut Özal'ın yaptırdığı görkemli Genel Merkez binasını kullanan Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal'la bir araya geldi.
Ancak, Merkez Sağ'daki bu önemli buluşmadan önce CHP Genel Merkezi'nin, yine merkez sağdan bir ziyaretçisi vardı. DYP Genel Başkanı Çetin Özaçıkgöz, sürpriz bir şekilde
Kemal Kılıçdaroğlu'ndan randevu isteyerek görüşmeye geldi. Kısa süren görüşmede 2019'a yönelik dilek ve temenniler ele alındı.
Baş başa yemek…

Kemal Kılıçdaroğlu ile Gültekin Uysal arasındaki görüşme ilk değildi. Aşağıda anlatacağım nedenlerle son da olmayacaktı.
CHP içindeki, eski DYP'lilerin aracılığıyla 16 Nisan referandumundan önce de Kılıçdaroğlu ile Uysal, Göksu Restoranda baş başa bir akşam yemeği yedi. Bu yemekte, ikinci adamlar yoktu. İki liderin birbirlerini daha yakından tanımalarına fırsat tanıdılar. Hem referandum stratejilerini görüştüler, hem de geleceği, seçimler yılı olan 2019'u konuştular.
Kılıçdaroğlu yemekten olumlu izlenimlerle ayrıldı. Hatta DP Genel Başkanı Gültekin Uysal için, "Bravo. Bu genç yaşta kendini çok iyi yetiştirmiş" dedi.
Kılıçdaroğlu: "Hayır oyları yükseliyor"
Bu yemekten sonra CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Demokrat Parti Genel Merkezi'ne daha rahat gitti. Çünkü, artık DP lideri Gültekin Uysal'ı daha yakından tanıyordu.
Kemal bey yanına Haluk Koç ve Kenan Nuhut'u, Gültekin Uysal da Muhammed Kelleci ve Muhtar Mahramlı'yı almışdı. Liderlerin dışındaki görüşmeye katılan dört isim, toplantıdan sonra kurulan "Ortak Hayır Çalışma Grubu"nun üyeleri oldu.
Kılıçdaroğlu: "Hayır oyları yükseliyor"
Nezaket sözcüklerinden sonra CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile yaptığı görüşmeden bazı bölümleri aktardı. Ve Temel beyin de "Hayır" bloğunu diri tutmak istediğini iletti.
16 Nisan referandumunda "Hayır" oylarının yüzde 50'nin üzerinde olduğuna inandığını söyleyen Kılıçdaroğlu'na DP Lideri Uysal, "aslında yüzde 52'nin de üzerinde diye düşünüyorum Ancak bir takım ayak oyunları yaşadık" diye karşılık verdi.
Kılıçdaroğlu, 16 Nisan'dan sonra, ekonomi ve dış politikadaki tutarsızlıklar nedeniyle "Hayır" oylarının "inanılmaz bir şekilde yükseldiğini" söyledi. Ardından da "sık sık bir araya gelelim. Bu işin muhasebesini yapmamız lazım. Hayır oylarını sürekli gündemde tutalım" diye temennisini ekledi.
Kılıçdaroğlu: "Sağ-Sol diye birşey kalmadı"
Rahmetli Turgut Özal'ın makam odasında gerçekleşen görüşmede, 1950'lerin Demokrat Parti'si ile başlayan ve Adalet Partisi-Anavatan Partisi-Doğru Yol Partisi ile devam edem merkez sağ hareketin tarihçesi de gündeme geldi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Rahmetli Celal Bayar ve Adnan Menderes'in de birer CHP üyesi olduklarını hatırlatarak, Demokrat Parti'nin aslında CHP'nin içinden çıkmış bir hareket olduğunu anlattı.
Ardından merkez sağın önemli isimlerini saymaya başladı. Celal Bayar, Adnan Menderes, Süleyman Demirel'in isimlerini sayan Kılıçdaroğlu'na, salondakiler Turgut Özal'ı da hatırlattı.
"Demokrat Parti ile o kadar fazla ortak noktamız var ki" diye konuşmasına devam eden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Herşeyi aynı düşünüyoruz, yok birbirimizden farkımız" dedi. CHP Lideri, sözlerini şöyle tamamlıyor:
"1996'dan itibaren sağ-sol diye bir kavram da kalmadı zaten"
Kılıçdaroğlu: " Henüz adayımız yok. Her parti ayrı aday çıkarmalı. İkinci turda bu işi bitiririz.
Sohbetin bir bölümünde DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, CHP içinde Deniz Baykal'la tartışma konusu olan bir soru sordu. Uysal'ın, " 2019 için bir Cumhurbaşkanı adayınız var mı?" sorusuna CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "şu anda yok" diye cevap verdi.
Kılıçdaroğlu, her partinin ayrı ayrı aday çıkarması gerektiğini belirtti ve "birinci turda Erdoğan seçilemeyecek, ikinci turda biz birleşerek işi bitiririz." diyerek yeni bir iddiayı dillendirdi.
Kılıçdaroğlu: "Anayasa taslağı hazırlıyoruz"
Özel Kalem Müdürü Hasan'ın ikram ettiği çay ve kahveler içildikten sonra, sohbet daha da koyulaştı.
Kılıçdaroğlu, yeni bir Anayasa çalışması yaptıklarını anlatmaya başladı. 2019'u işaret ederek, "zaman daralıyor" diyen CHP Lideri, DP dahil, Hayır'ı destekleyen siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını bu Anayasa taslağına katkı vermeye çağırdı.
Kılıçdaroğlu: "Erken Seçim pek ihtimal dahilinde değil"
Konu, erken seçime geldiğinde iki liderin farklı düşündükleri ortaya çıktı. DP Genel Başkanı Gültekin Uysal'ın erken seçimin sürpriz olmayacağı şeklindeki ifadesine
Kılıçdaroğlu, "ben doğrusu erken seçimi çok ihtimal dahilinde görmüyorum" diye karşılık verdi.
Görüşme 1,5 saat sürdü, İki parti arasında, " ortak hayır çalışma grubu" kuruldu. İki lider, daha sık görüşme kararı aldı.
CHP ile Merkez Sağ birlikteliği 2019 Milletvekili Genel Seçimlerinde de sürecek gibi görünüyor.
Ama nasıl olacağını, yaşayarak göreceğiz.

23 Ocak 2017 Pazartesi

Demokrat Parti ismi altında birleşen "ANAP ve DYP" tarafından, parti genel merkezi olarak kullanılan (1988'de Turgut Özal tarafından yaptırılan) bina icradan satılacak.


Özal'ın Anavatanı İcradan Satılık!

Özal ın Anavatanı İcradan Satılık!
DEMOKRAT Parti’nin genel merkez binası icradan satılacak. 13 bin 500 metrekare üzerine kurulu petek kubbeli bina için belirlenen bedel 154 milyon lira. 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Haziran 1988’de yaptırdığı bina, Türkiye siyasetine yön verilen ender yapılardan biri olarak anılıyor.
23.1.2017 - 11:44

Ankara 25. İcra Müdürlüğü’nün mezat salonu önümüzdeki günlerde ilginç bir ihaleye ev sahipliği yapacak. İhalede satışı yapılacak gayrimenkul,Özalın yaptırdığı o bina icradan satılıyor
Türkiye’nin köklü siyasi geçmişe sahip partilerinden biri olan Demokrat Parti’nin (DP) Balgat’ta bulunan genel merkez binası.
Hürriyet'ten Deniz Gökçe'nin haberine göre İcra ihalesine konu süreç ise 6 yıl öncesine dayanıyor. Genel merkez binasının da bulunduğu DP Turgut Özal Kampüsü arsasının bir bölümü üzerine, 31 katlı iş yeri ve rezidans yapımı kararlaştırıldı. Proje için, Doğuş Çay’ın sahiplerine ait DGS Doğuş Grup Tur. İnş. Taahhüt A.Ş ile 2011’de sözleşme imzalandı. Şirket, parti yönetimine 16 milyon TL ödeme yaptı ve işe başladı.
SÖZLEŞME FESHEDİLDİ
Hafriyat aşamasında parti yönetimi değişti. Yeni yönetim, DSG İnşaat ile yapılan sözleşmenin partinin aleyhine olduğunu savundu ve sözleşmenin feshi ile sonrası konu yargıya taşındı. DSG İnşaat’ın avukatları Hacı Mehmet Demirezen ve Murat Keçeciler 2012’de, DP’ye karşı Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtı. Tazminat talepli davayı şirket kazandı. Çıkan bu karar, geçtiğimiz yıl başında İstanbul 5. İcra Müdürlüğünde icraya konuldu.
DEĞERİ 154 MİLYON TL
Yapılan icra takiplerinin toplam tutarı 39 milyon TL olarak kayıtlara girdi. İcra dosyasında bina ve üzerinde bulunduğu değerli arsa için kıymet taktiri yaptırıldı. DP avukatları tarafından belirlenen bedele itiraz edildi. Binanın değerine ilişkin taraflar arasındaki anlaşmazlığa son noktayı Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesi koydu. Mahkeme, anılan gayrimenkulün değerinin 154 milyon 335 bin 167 TL olduğuna hükmetti.
İLK İHALE MART BAŞINDA
Bu karar sonrası bina için satış kararı talep edildi. Talebi değerlendiren Ankara 25. İcra Dairesi geçtiğimiz 18 Ocak günü satış kararı verdi. DP Genel Merkezi olarak kullanılan bina ve üzerinde bulunduğu binasının da üzerinde bulunduğu 13 bin 564 metrekarelik arsa da çok sayıda ağaç da bulunuyor. İlk ihale 8 Mart günü yapılacak. İlk ihalede alıcı çıkmaması durumunda ihale 5 Nisan günü yenilecek. İcra ihaleleri, belirlenen bedelin yüzde 50’si üzerinden yapılıyor.
Özalın yaptırdığı o bina icradan satılıyor
29 yıl önce yapılan bina, Türkiye siyasetine yön verilen ender yapılardan biri konumunda.
TURGUT ÖZAL YAPTIRDI
Kayıtlara göre petek kubbeli bina 17 Haziran 1988’de inşa edildi. 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın, ANAP Genel Başkanlığı döneminde parti genel merkezi olarak yaptırıldı. ANAP’ın, Kasım 1987’deki seçim zaferinden 15 ay sonra yaptırılan bina, ANAP’a, ikinci en yüksek oyu aldığı Ekim 1991’deki seçimlere de ev sahipliği yaptı.
DP’NİN GENEL MERKEZİ OLDU
29 yıllık bina, Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisi'nin, Demokrat Parti ismi altında 2009’da birleşmesi sonrası, son 6 yıldır DP Genel Merkez binası olarak kullanılıyor. DP, 1 Kasım 2015'deki genel seçimde 0,14 oranında oy almıştı. 7 Ocak 1946'da kurulan DP, Türkiye siyasi tarihinin önemli kilometre taşlarından birini oluşturuyor. hürriyet // 
23.1.2017 - 11:44

30 Eylül 2016 Cuma

DP'DE SON TANGO!... "YENİ ASYA" Gazetesi Bu Gün Açıkladı: "Gültekin UYSAL, Meral AKŞENER'le anlaştığı iddialarını kesin olarak reddetti ve yalanladı!..."

DP LİDERİ (!) GÜLTEKİN UYSAL, "MERAL AKŞENER'LE ANLAŞTIĞI" İDDİALARINI YALANLADI
[YENİ ASYA - 30 Eylül 2016, Cuma 11:41 - Haber Merkezi]
DP Genel Başkanı Uysal, Meral Akşener ile anlaştığı iddialarını yalanladı.
Basında MHP'den ihraç edilen Meral Akşener'in Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal ile anlaştığı, DP'nin Milliyetçi Demokrat Parti olarak adının değiştirileceği ve Akşener'in de genel başkan olacağı yazılmıştı. Gazeteci Çağlar Cilara'nın KRT'deki programında DP lideri Uysal bu iddiaları yalanladı.
Uysal, Akşener ile anlaştığı şeklindeki iddialara, "Tek kelime ile safsatadan ibaret. Hiç kimseyle ne bir görüşmemiz var ne böyle bir talebimiz var" cevabını verdi.
BİR DE YORUM VAR...
CESUR ADAM
30.09.2016 12:56:22
Sn.UYSAL size kardeş tavsiyem;Rahmetli DEMİREL 1980 öncesi KOMÜNİSTLERE ÜLKEYE TESLİM ETMEMEK için ETEKLERİMİZDEKİ TAŞLARI DÖKTÜK diyerek siyasette küskünlük olmayacağını ve tüm insanımız şu an DİN İSTİSMARCISI,İSRAİL DOSTU AKP ye karşı birlik,dirlik olmaya davet et.AKP nin verdiği din ve millete zararı DÜŞMAN VEREMEZ.KEMALİZMİN DOSTU OLAN AKP istismarcıları dini yozlaştırmak için gömlek üzerine gömlek değiştirmedeler. Sizler HAK-HUKUK-ADALET ve GERÇEK KALKINMA milletin BİRLİĞİ-DİRLİĞİ İÇİN GÜÇLERİNİZİ BİRLEŞTİRİNİZ.

27 Eylül 2016 Salı

ALINTI; "THE TERCUMAN" http://t-tercuman.com/haber_detay.asp?haberID=7664

DP'Yİ BİTİRİP YOK ETMEYE GÜÇLERİ YETMEYECEK.Tarih27 Eylül 2016, 11:07Editör: Editör SOKAĞIN SESİ

DP'Yİ BİTİRİP YOK ETMEYE GÜÇLERİ YETMEYECEK.

DP genel merkez Binası resimleri ile ilgili görsel sonucu
GÜÇLERİ YETMEYECEK....
Birileri Demokrat Parti sini Kapatmak istiyorlar.
O birilerin gücü yetmeyecek Demokrat Parti sini kapatmaya Meydanı çok boş bulduklarını zandediyor.DEMOKRAT PARTİ Gn.Bşk.Sn. Gültekin UYSAL bey efendi de artık masaya yumruğunu vurması Bir çok kişiyi görev den alması veya uyarması gerekiyor. Yapamıyorsa sessiz kalıp zamana oynuyorsa O da görevi yumruğunu masaya vuracak birine bırakması gerekiyor.
AKP nin Övüneceği kendisine seçmenine örnek
göstereceği ne bir MENDERESİ var nede DEMİREL ' i var. 
DP genel merkez Binası resimleri ile ilgili görsel sonucu
AKP ayni temeli olmayan ANAP ın kurulduğu yıllar daki gibi bir parti . Seçmeni bir arada tutacak temeli yok yığma temelsiz bir gece kondu gibi parti ufak bir başarısızlıkta yıkılıp yok olmaya meğilli bir parti.AKP..
Bu nedenle AKP muhafazakar Sağ parti olmak istiyor bunun yoluda DEMOKRAT PARTİ den geçiyor. AKP nin senelerdir Demokrat Parti üzerin deki siyasi baskısının başlıca sebepleri DEMOKRAT PARTİ nin kapanmasını sağlam için uğraşları sitelere attığım yazılarda DAVUTOĞLU DEMOKRAT PARTİ sini SATIN ALMA Söylemi.
SÖZCÜ Gazetesi küpürün de DEMOKRAT PARTİ nin borçları karşılığı borçlarını ödeyip satın alma söylemi...AKP de böyle satın alamayacağını DEMOKRAT PARTİ Yönetimindeki bazı kişilerinde bu yolla DEMOKRAT PARTİ Kapatılıp AKP Geçerse birileri KIRAT Ablemini kullana bileceği başka birilerin DEMOKRAT PARTİ isimli Parti tekrar kurabilecekleri. Ama AKP YSK. na DEMOKRAT PARTİ nin tüm her şeyi ile satın aldığından Başkaların KIRAT Ableminin ve DP isminin kullanmasının önünü keser ve MENDERES ' de DEMİREL de onların olur.
Bir de DEMOKRAT PARTİ nin AKP ile birleşmesi formülu daha ağır basıyor. Çünkü DEMOKRAT PARTİ nin 100 milyon Borçları var ise mal varlığı 500 milyon Türkiye genelin de.
DP genel merkez Binası resimleri ile ilgili görsel sonucu
ŞİMDİ SORUYORUM..
Demokrat Parti nin Borçları faizleri ile birlikte ne kadar oldu..
Borçların ödenmesi için neler yapılıyor.
Doğuş arsa sı neden hala satılamıyor Birileri satılmasını engelliyor mu UYSAL etkisizmi kalıyor.
Alacaklılar icra yolu ile Genel Merkezi Satışa çıkartıp yok pahasına elde etmeleri birileri de nemalanmak mı istiyor.
DP genel merkez Binası resimleri ile ilgili görsel sonucu
Sn.UYSAL Demokrat Parti de bu sorunları çözemezsen Demokrat Parti iktidara gelince TÜRKİYE nin meselerini nasıl çözeceksin.
Demokrat duruşu sergilemesi gerekiyor Sn.UYSAL' ın önce Demokratlara güven vermelisin Genel Başkan olarak sonra da Türkiye..
Kimse heveslenmesin Demokrat Parti sini peşkeş çekmeye DEMOKRATLAR O Fırsatı sizlere vermezler kapının önüne koyarlar sizleri.
DKLP HABER:Sokağın Sesi
H.Odabaşıoğlu.
DP genel merkez Binası resimleri ile ilgili görsel sonucu
TIKLA/LİNK: 
http://t-tercuman.com/haber_detay.asp?haberID=7664

26 Temmuz 2016 Salı

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI’NA, 14. Dönem AP Bursa Milletvekili, Av. ERTUĞRUL MAT

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI’NA,

Av. ERTUĞRUL MAT
14. Dönem AP Bursa Milletvekili, 
Demokrat Parti Genel Başkanlığı’na adaylığınız koyduğunuz zaman, Meclis (TBMM) kütüphanesinde sizinle tanışmıştık..
Maliye eski Bakanlarımızdan, sizin gibi Afyon’lu olan bir büyüğünüzü, İsmet Atillâ’yı ziyarete gelmiştiniz. Ne kadar sevinmiştik bilemezsiniz..
Demokrat Parti’yi, Adalet Partisi’ni sadece Afyon’ da değil, zaman, zaman Türkiye’ de sırtlamış bir aileden geliyordunuz.
Gençtiniz, eğitimliydiniz, lisan biliyor, umut saçıyordunuz..
Genel Başkan oldunuz. Etrafınızda, “İlhan Selçuk’un inandığı Kemalist kültürden gelen” bazı çakma demokratlarla, politikanın esnafı vardı..
“Zamana ihtiyacı var”, kurtulur bunlardan, diye düşündük...
ANAP’tan intikal eden binaya iyi bir imar durumu verilmişti..
Müteahhide, zaman zaman daha fazla kat vererek, nakit ihtiyacını karşılıyordunuz.
Etrafınızdakiler, ne size, ne de partinin geleceğine inanıyorlardı.
Onların tek hedefi, bir seçim ittifakıyla, bir mevki kapmaktı.
Erbakan’ın Aydın Menderesle yaptığı ittifak akıllarından çıkmıyordu. O ittifak liyakatları ve davaları şüpheli 12 kişiye milletvekili olma şansı vermişti.
Sizi yanlış yönlendiriyorlardı..
Seçimlerde, siz de ittifak arayışına girdiniz. Yanlış partiler, yanlış adamlarla işbirliği yaptınız.
En önemlisi de; Ankara Belediye Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yanlış yerde durdunuz.
Politika biraz da, rakibi tanıma sanatıdır.
Rakibini tanırsan, gücünü veya zaaflarını iyi hesaplarsan kazanırsın.
İttifak yaptığın partilerin karşısında, Melih Gökçek vardı.
Adam, bir dönem milletvekilliği yapmış. Daha sonra Çocuk Esirgeme Kurumu Başkanlığı’nda devleti tanımış. Bir dönem Keçiören’de Belediye Başkanlığı stajı yaptıktan sonra, Beşinci Dönem Ankara Belediye Başkanlığı’na soyunmuş..
Üstelik doğuştan da meziyetleri var.
Bunu hesaplamadığınız için, bir gecede 33 kat imar durumu olan Genel Merkez binasının bulunduğu yerin, park haline getirildiğini gördünüz.
O günden bugüne, Partinin il ve ilçe binalarını sata, sata sona geldiniz.
Bizi 60 yıldır, rey verdiğimiz partiden mahrum bıraktınız.Bütün bunları affedebilirdik, ama 15 Temmuz’u yaşamasak; 
Bazı büyük şehirlerin, özellikle İzmir İl Başkanı’nın sosyal medyada paylaştıklarını okumasaydık eğer!...
O gün siz yoktunuz ortada.. On gün meydanda siz olmalıydınız ve bizim şehitlerimizi hatırlayarak tavır almalıydınız.
Siz genel başkan olarak ortaya çıkmayacaksanız, partinin genlerindeki darbelere direnişi hatırlayıp siz konuşmayacaksanız ve meydanı, o il başkanı yaptığınız geri zekâlılara bırakacaksanız, o koltukta niçin ve nasıl oturacaksınız?
Şimdi, on gün sonra ortaya çıkmış;
“Darbeciler, Yassıada’ da yargılansın” diye buyurmuşsunuz..Kaç televizyon verdi, kaç gazetede yer aldı bu beyanınız?
Eğer, o tek başına bir ordu gibi çalışan, demokrat parti için hayatını ortaya koyan ve herkes tarafından “Gerçek Demokrat” diye anılan, yüzlerce sosyal medya linkini birbirine bağlayan ve bu sayede, anında en az bir milyon kişiye ulaşan Mustafa Nevruz Sınacı kardeşim olmasaydı, ben bile bu bildiriyi duymayacaktım.
Ne yazık ki siz, o yassıada da ölüme mahkûm edilen şehitleri temsil etmek basiretini, gösteremediniz.
Bizim o şerefli mücadelemizi inkâr ettiniz.
Koskoca Demokrat Parti’yi tarihin partiler mezarlığına gömdünüz..

18 Eylül 2015 Cuma

MERKEZ SAĞ'IN ZEVALİ; "Ahlâksız Teklif" ve DP, Fahrettin ŞANAL (Konya)

 “Ahlâksız Teklif” 
         ve DP!
Fahrettin ŞANAL (*)
22.7.2007 Genel Seçimleri öncesinde 11.6.2007 tarihinde  “Dedemin Demokrat Partisi DP’nin İflası” başlıklı bir yazı yazmışız. Yazımızı “Ama esas üzüldüğüm, ülke zor durumda iken Özal’ın ANAP’ını, Demirel’in DYP’sini kapatıp Menderes’in DP’sinde birleşecekleri vaadiyle ortaya çıkan, ancak kişisel çıkarlarını ülke çıkarlarından önde tuttukları anlaşılan, siyasi beceriksizlerin yüzünden dedemin “Demir Kırat Partisi” DP’nin iflas etmesi, Merkez Sağın yok olması. Sebep olanlara yazıklar olsun.” diyerek bitirmişiz.
Neden böyle bir giriş yaptık? Cumhuriyet gazetesinde çıkan “Ahlaksız Teklif” başlıklı haberi görünce bugün Merkez Sağ üzerine bir yazı yazalım, istedik. Gerçi teklif DP Genel Başkanı tarafından yalanlandı.
Haber şöyleydi;  “AKP, DP’ye borçları karşılığında partiyi satın almayı önerdi. Görüşmelerde anlaşılması durumunda partinin borçları ödenerek yönetimi AKP’nin eline geçecek. Ancak bu alışveriş AKP’nin kendi kasasından DP’nin borçlarını ödemesi yoluyla değil başka formüllerle gerçekleştirilecek. DP’den genel başkan Uysal ile 1 ya da 2 ismin de milletvekili listesine konabileceği belirtiliyor. DP, 7 Haziran seçimlerinde Türkiye genelinde 76 bin oy almıştı. AKP’nin amacının yalnızca bu 76 bin oyu değil aynı zamanda DP ismini de ele geçirmek olduğu kulislerde konuşuluyor.
Partinin elinde malvarlığı olarak, Turgut Özal tarafından yaptırılan Balgat’taki eski ANAP Genel Merkezi bulunuyor.”
Şu işe bakar mısınız Dedemin Demir Kırat Partisi DP ne durumlara düşürüldü!? Aslında ülkenin bunca meselesi var iken DP’yi yazmak sizlere abes gelebilir. Ancak unutmayalım Uzlaşmacı Milliyetçi Muhafazakâr bir Merkez Sağ Partinin Mecliste olmamasının ceremesini millet olarak hepimiz çekmekteyiz.
Merkez Sağ Geleneğe şöyle bir göz atalım mı? Nereden nereye gelmiş, görelim. 1991 Genel Seçimleri Anavatan Partisi (ANAP) % 24.01 Doğru Yol Partisi (DYP) % 27.03 Toplam: %51.04 1995 Genel Seçimleri ANAP % 19.65 DYP % 19.18 Toplam: % 38.83  1999 Genel Seçimleri ANAP % 13.22 DYP %12.01 Toplam: % 25.23 2002 Genel Seçimleri ANAP % 5.12 DYP % 9.54 Toplam: % 14.66
Bu iki parti 27 Mayıs 2007 tarihinde DP adı altında birleşme kararı aldılar. Fakat resmen birleşme ancak 31 Ekim 2009 tarihinde gerçekleşti. Şimdi de DP’nin aldığı seçim sonuçlarına bakalım mı? 2007 % 5.42 (ANAP bu seçime katılmadı) 2011 % 0.65 (Binde 65) 2015 % % 0.16 (Binde 16) 75.733 oy!
Kusurumuza bakmayın bir sürü rakamlar verdik ama başka türlü de Merkez Sağın yok (!) edilişini izah etmek mümkün değildi. Gerçi son seçimlerde DP “Başka bir Türkiye mümkün” sloganıyla yola çıkmıştı. Başarılı olamadığı gibi oylarını 278 Binden 76 Bine düşürdü. Ve de çok ilginçtir Genel Başkanı İSTİFA etmedi!
Düşünebiliyor musunuz Tansu Çiller 2002 seçimlerinde partisi DYP sadece Binde 46 oy eksiğiyle Seçim Barajı altında kaldı diye İSTİFA etmişti. Süleyman Soylu ise DP’nin oyları 2009 Mahalli Seçimlerinde % 3,5 a düştü diye İSTİFA etmişti.
Bütün bu hengâmeye, merkez sağın bu durumlara düşürülmesine rağmen biz DP’nin tabelasının bile % 10 edeceğine inananlardanız. Şimdi diyebilirsiniz, tabelası bile %10 edecek parti niçin (%0.16) binde on altılarda sürünüyor. Bunun ayıbı vatandaşta veya partililerde aranamaz herhalde! Sorumlu Genel Müdürler pardon Genel Başkanlar, değil midir?
Bizim kişilerle bir derdimiz olamaz. Ancak ülke meseleleri söz konusu olunca elbette kişilerin işlediği kusurları görmek zorundayız. Burada da sorgulanması gereken Merkez Sağ Partileri bu duruma düşürenler olmalıdır. Ülkemizin her zamankinden daha çok şimdi yeni bir oluşuma, uzlaşmacı bir Merkez Sağ partiye ihtiyacı var.
Belli ki 1 Kasım Seçim Sonuçları yeni oluşumlara yol açacak. Onun için son olarak Merkez Sağ oylar Milli Meselelere çözüm bulacak “saf” rolü oynamayanlara gidecek gibi görünüyor. 1 Kasımdan sonra Allah Kerim.

15 Eylül 2015 Salı

CUMHURİYET Gazetesi ve ULUSAL HABER aynen böyle yazdı!..

Siyasette rezillik ve pislik; soylu usulü soysuzluk, AKP'den ahlâksız teklif

Ahlaksız teklif !?..
Görüşmelerde anlaşılması halinde Demokrat Parti (DP)’nin borçları ödenerek yönetimi (!) Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)’nin eline geçecek. Demokrat Parti (DP)’den bir iki isim de seçimde Adalet (!) ve Kalkınma (?) Partisi (AKP) listesinden aday gösterilecek. 
(Cumhuriyet, Zaman Tüneli-15 Eylül 2015 Pazartesi)
LÂĞIM ÇUKURUNDA 
KİRLİ İTTİFAK
Kongredeki iç çekişmelerin ardından 1 Kasım 2015 tarihli Genel (tekrarlanan) Milletvekili seçimlerine var oluş sorunu olarak hazırlanan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), Saadet Partisi (SP) ile uzun bir süredir sürdürdüğü ittifak görüşmelerinin yanı sıra, seçime katılma hakkı bulunan ve 76 bin oyu olan Demokrat Parti’yi (DP) borçları karşılığı satın almak(!) için harekete geçti.
SP ile ittifak
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu arasındaki en büyük krizin yaşandığı ve özellikle 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yakın isimlerin tasfiye edildiği kongre sonrası AKP’de seçime yönelik canhıraş bir çaba yaşanıyor. AKP, seçim hazırlıklarını 258 olan sandalye sayısını mutlaka 276’ya taşıyarak tek başına iktidar hedefiyle yürütüyor. Ancak şu ana kadar anketler, 7 Haziran’daki yüzde 41 olan oy oranının, tek başına iktidarı yakalayacak bir sıçrama olmadığını gösteriyor. Bu nedenle partide oy oranı artmasa bile sandalye sayısının nasıl artırılabileceğine ilişkin hesaplar üzerine yoğunlaşıldı. AKP, BBP ile 7 Haziran’da yaptığı ittifakla girdiği seçimden yüzde 2 oy alan SP ile ittifak için görüşmelerini sürdürüyor.
AKP, tek başına iktidar için 18 yeni sandalye kazanma hedefi için SP ile ittifak girişimleriyle yetinmedi. AKP kulislerine göre sürpriz bir girişim daha başladı. AKP’nin 1 Kasım hesapları içine DP de girdi. DP, halen Gültekin Uysal’ın genel başkanlığında faaliyetini sürdürüyor. 1950’de iktidar olan DP’nin ismini taşıyan parti, son olarak merkez sağın iki partisi ANAP ve DYP’nin de çatısında birleştiği parti olmuştu. DP aynı zamanda seçime katılmaya hakkı olan partiler arasında yer alıyor. Ancak özellikle para gelirleri açısından durumu iç açıcı olmayan parti büyük parasal borçların sıkıntısı altında ayakta kalmakta zorlanıyor. Partinin milyonlarla ifade edilen borçları olduğu belirtiliyor. AKP de partinin ödeyemediği borçlarını dikkate alarak DP’ye önemli bir teklifte bulundu. AKP, DP’ye borçları karşılığında partiyi satın almayı önerdi. Görüşmelerde anlaşılması durumunda partinin borçları ödenerek yönetimi AKP’nin eline geçecek. Ancak bu alışveriş AKP’nin kendi kasasından DP’nin borçlarını ödemesi yoluyla değil başka formüllerle gerçekleştirilecek. DP’den genel başkan Uysal ile 1 ya da 2 ismin de milletvekili listesine konabileceği belirtiliyor. DP, 7 Haziran seçimlerinde Türkiye genelinde 76 bin oy almıştı. AKP’nin amacının yalnızca bu 76 bin oyu değil aynı zamanda DP ismini de ele geçirmek olduğu kulislerde konuşuluyor. Partinin elinde malvarlığı olarak, Turgut Özal tarafından yaptırılan Balgat’taki eski ANAP Genel Merkezi bulunuyor.
AKP’den SP’ye 5 vekil
AKP ile SP arasındaki ittifak pazarlığı ise sayı üzerinden sürdürülüyor. Son olarak AKP, SP’ye seçilecek yerlerden 5 ismi milletvekili olarak listelere koyma teklifini iletti. Ancak 5 vekili yeterli görmeyen SP seçilecek yerlerden 12 ismin aday gösterilmesini istedi. İki parti arasındaki vekil pazarlığının 18 Eylül’de listelerin YSK’ye verileceği son ana kadar süreceği belirtiliyor.
İ. Melih Gökçek de borç ödeyip almıştı!...
DP, daha önce de borçlarını ödeyemediği için benzer bir olay daha yaşamıştı. AKP’nin 2002’deki kuruluşu döneminde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Tayyip Erdoğan’a karşı Demokrat Partri (DP) çatısında rekabet etmişti. O dönem Gökçek, yine borçlarını ödeyerek Demokrat Parti’nin yönetimini ele geçirmişti. İ. Melih Gökçek, uzun süre anketlerde Demokrat Parti’nin AKP’den daha yüksek oyu bulunduğu tezini savunduktan sonra, partiyi bırakarak AKP’ye katılmıştı.

10 Haziran 2015 Çarşamba

MUKAYESELİ TABLO "DEMOKRAT PARTİ" SEÇİM ANALİZİ


2015 GENEL MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ (TÜRKİYE GENELİ)
DEMOKRAT PARTİ'Nİ ALDIĞI OY % VE MİKTARI
11
DP - Demokrat Parti
0,16 %
75.733




2011 GENEL MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ (TÜRKİYE GENELİ) 
DEMOKRAT PARTİNİN ALDIĞI OY % VE MİKTARI

8
DP - Demokrat Parti
0,65
280.953




2009 YEREL SEÇİM (TÜRKİYE GENELİ) 
                         DEMOKRAT PARTİ'NİN ALDIĞI 
                         TOPLAM OY % VE MİKTARI
6
DP - Demokrat Parti
3,70
1.488.134

2015 GENEL SEÇİMİ SONUÇLARI

Türkiye Genelinde Partilerin Oy Dağılımı
Parti Adı
Oy Oranı (%)
Toplam Oy
1
AK PARTİ - Adalet ve Kalkınma Partisi
40,87 %
18.864.355
2
CHP - Cumhuriyet Halk Partisi
24,95 %
11.518.002
3
MHP - Milliyetçi Hareket Partisi
16,29 %
7.519.034
4
HDP - Halkların Demokratik Partisi
13,12 %
6.056.261
5
SAADET - Saadet Partisi
2,06 %
949.625
6
BGZ - BAĞIMSIZ TOPLAM
1,06 %
488.143
7
BGZ - BAĞIMSIZ DİĞER
1,05 %
483.217
8
VP - Vatan Partisi
0,35 %
161.625
9
BTP - Bağımsız Türkiye Partisi
0,21 %
96.403
10
DSP - Demokratik Sol Parti
0,19 %
86.584
11
DP - Demokrat Parti
0,16 %
75.733
12
TURKP - Toplumsal Uzlaşma Reform ve Kalkınma Partisi
0,16 %
72.616
13
HKP - Halkın Kurtuluş Partisi
0,13 %
60.409
14
BGZ - BAĞIMSIZ 1
0,13 %
59.679
15
HAK-PAR - Hak ve Özgürlükler Partisi
0,13 %
58.639
16
BGZ - BAĞIMSIZ 2
0,11 %
48.882
17
BGZ - BAĞIMSIZ 3
0,09 %
41.762
18
BGZ - BAĞIMSIZ 4
0,09 %
40.004
19
BGZ - BAĞIMSIZ 5
0,07 %
33.055
20
DYP - Doğru Yol Partisi
0,06 %
28.802
21
AP - Anadolu Partisi
0,06 %
27.642
22
BGZ - BAĞIMSIZ 6
0,06 %
27.536
23
LDP - Liberal Demokrat Parti
0,06 %
26.729
24
BGZ - BAĞIMSIZ 7
0,06 %
25.874
25
MERKEZP - Merkez Parti
0,05 %
20.894
26
MP - Millet Partisi
0,04 %
17.427
27
KP - Komünist Parti
0,03 %
13.732
28
YP - Yurt Partisi
0,02 %
9.245
29
HAP - Hak ve Adalet Partisi
0,01 %
5.660
30
diger - DİĞER
0,00 %
60