Mustafa Nevruz SINACI GERÇEK DEMOKRAT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mustafa Nevruz SINACI GERÇEK DEMOKRAT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2016 Çarşamba

Meral Akşener ile Gültekin Uysal "EL SIKIŞSA"lar ne olur !...

DP Gnl Bşk UYSAL  İLE AKŞENER  EL SIKIŞACAKMITarih22 Aralık 2016, 12:52Editör: Editör SOKAĞIN SESİ

DP Gnl Bşk UYSAL İLE AKŞENER EL SIKIŞACAKMI

( UYSAL İLE  AKŞENER ) EL SIKIŞACAKMI?
Demokrat Parti şu an kendi çizgisinde.
DEMOKRAT ilkeleri doğrultusunda Türkiye siyasetinde söz sahibi olabilmek için çalışmalarını sürdürmekte.
Günümüz deki Bir çok siyasetçi eski ve gelecek,umut vaat edecek siyasetçilerin Medya kısıtlamaların yanı sıra yapacakları toplantılar seminerler Tv. Programların iptal edildiğini duymaktayız.
Demokrat Parti'de Genel Başkanı Sn Gültekin UYSAL'ın da bu engeller ve benzer durumlardan nasibini almaktadır.
Şu an AKP Hükümetini eleştirmekle SUÇ işlemişsin ve, suçlu duruma düşüyorsun.
durum böyle olunca AKP'nin yanlışlarını söylenemiyorsun,
Türkiye de her hafta büyük terör olayların da mağdur olan, yaralanan,ve canlarını kaybeden şehitler, vatandaşlar.
İstifa yok,Sorumlu yok,Eleştiri yok.
Sokaklarda tepki verin, bir sonraki terör olayını, nereden çıkacak diyerek beklemeyin.
Devlet BAHÇELİ'nin MHP'si, AKPn'in yanında ve AKP nin her dediğini yapar tutumu içindeki görüntüsüne tepki veren MHP li milletvekillerini ve Teşkilatlarındaki yönetim kadrosunu tasfiye etmesi, MHP Olağanüstü kongre istenmesi günlerinden daha büyük kaos içersin de olduğu görülmekte.
MHP de kapı önüne konanlar,Kapı önüne konacak olanlar ve de BAHÇELİ den rahatsız olan MHP liler tekrardan toparlanmak bir çatı altın da olabilmek için Meral AKŞENER ' in öne çıktığı TOPLANTILAR yapmaktadırlar.
AKP de BAHÇELİ ye destek amaçlı MHP deki muhalif gurupların toplantılarını İL Valiliklerince iptal edilmiş olabilir görülüyor. Bir çok başka toplantılar seminerlerin iptal edilmeyişi böyle düşünmelere yol açmaktadır.
Meral AKŞENER in toplantılarını, Bir çok Demokrat Parti lininde izlediği, ve hatta toplantılara katıldığı, ve sayın akşenerin, DEMOKRAT PARTİ'ye, gelirmi düşüncelerini merak etmekteler.dolayısı ile gelişmelerden haberdar olmak istemekteler.
Benim gördüğüm siyasetin gereği Meral AKŞENER ve MHP li muhalefet gurubun DEMOKRAT PARTİ ye katılmaları her iki parti için akılcı bir yol.
DEMOKRAT PARTİ ve MHP Tabanın bir çok ortak yönü fikir ve düşünce birliği var.
tabanda birleşim her zaman hazır, önemli olan Yukarıda birleşmek.
Demokrat Parti'nin ülke yönetim ve iktidar Tecrübesi,
MHP'nin Gençlik enerjisi,Sağda meclis dışında olan Demokrat çizgisindeki partilerin, Demokrat Partiye katılımları ile DEMOKRAT PARTİ'nin güçlenmesi ile birlikte meclise çok yakın görülüyor.
Tabiki bu birleşim BAŞKANLIK sistemi isteyenlerin rejim değişikliğin önü de kesilmiş olacaktır.
1950 de 1965 de 1980 sonrası Demokratlar nasıl Türkiye nin çaresi olduysa! 
Cumhuriyetimizin YÜZÜNCÜ Yılında yine Demokratlar milletin UMUDU Olarak görülüyor.
Tabiki Demokrat Parti'nin başarılı olması için sayın Gültekin UYSAL ve sayın Meral AKŞENER ittifakı olursa,
Demokrat Parti nin 1 kasım 2015 seçimlerin den daha iyi netice alır diyerek düşünenlerin olmasını anlayışla karşılanması da gerekir.
Hulki Odabasioglu

24 Şubat 2016 Çarşamba

DEMOKRAT PARTİ, KIBRIS VE ARİF NİHAT ASYA & Doç Dr Mehmet ÖZDEMİR

DEMOKRAT PARTİ,
KIBRIS VE ARİF NİHAT ASYA
Doç Dr Mehmet ÖZDEMİR (*)
Doç Dr Mehmet ÖZDEMİR
Demokrat Parti’nin kuruluşunun 70. yılını övünçle ve hasretle kutluyoruz...
Demokrat Parti döneminin “eski Türkiye’sinin” özlemi ile kutluyoruz…
Demokrat Parti Türk insanına, Türk ülkesine, Büyük Türkiye ülküsüne hizmeti en büyük görev bilmişti.
Demokrat Parti’nin ideali Atatürk’ün “Yüksel Türk! Benim için yüksekliğin sonu yoktur!” emriydi.
Demokrat Parti’nin hedefi; Atatürk’ün “Türk Milleti âtinin yüksek medeniyet ufkunda bir güneş gibi doğacaktır!” işaretiydi.
Demokrat Parti bu idealler, emirler, hedefler doğrultusunda yılmadan, usanmadan çalıştı.
Demokrat Parti dışta da Türkiye’yi dünyanın en itibarlı ülkelerinden birisi haline getirdi.
Demokrat Parti, bütün dünya ülkelerinin Türkiye’ye saygı duyacakları bir dış politikanın kurucusu olmuştu.
Demokrat Parti, uyguladığı dış politikayla Türkiye’yi demokratik ülkeler arasında en prestijli konuma getirdi.
Demokrat Parti’nin dış politikasın özeti YALNIZLIKTAN SAYGINLIĞA'dır.
Demokrat Parti dış politikadaki başarılarını 19 Şubat 1959’da imzalanan anlaşmalar ile Kıbrıs konusunda taçlandırdı. Zürih ve Londra antlaşmaları olarak bilinen bu anlaşma ile Türkiye 1699 Karlofça Antlaşması’ndan 260 yıl sonra ilk kez Avrupa devletleriyle kendi lehine bir anlaşma imzalıyordu.
Türk Ordusu bu anlaşma ile Ada’ya çıktı.
Demokratlar Kulübü eski başkanlarından rahmetli Bursa Milletvekilimiz Özer Kenan Yılmaz bu olayı şöyle anlatıyor: “Kıbrıs Garanti Anlaşması’nın 4.Maddesi’nin tanıdığı imkan ile Kıbrıs’a çıkan birliklerimiz, Beş Parmak Dağları’na bayrağımızı dikerlerken, Kıbrıslılar gökyüzünde üç beyaz bulutun belirdiğini, bu bulutların Celal BAYAR, Adnan MENDERES ve Fatin Rüştü ZORLU’ya benzediğini söylemişlerdir.”
Daha sonra gelen 27 Mayıs İhtilali ise Zürih ve Londra Anlaşmalarının bütün kazanımlarını ortadan kaldırarak, Kıbrıs’ı neredeyse Rum’a teslim edecekti.
Değerli dava arkadaşlarım;
Demokrat Parti’nin Kıbrıs Milli Mücadele tarihi içinde yaptıkları hizmetler ayrı bir destanın sayfalarıdır. Bu sayfalar arasında diplomatik zaferler gibi bilinenlerin yanında, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kuruluşu gibi nispeten az bilinenleri de vardır. Fakat bir de hiç bilinmeyenleri vardır. Bu, Demokrat Parti’nin Kıbrıs’ta bilinçli nesiller yetiştirmek için özellikle eğitim alanında götürdüğü hizmetlerdir.
Kıbrıs Türklerinin vermiş oldukları eğitim mücadelesinin tarihi bir buçuk asra yaklaşmaktadır. Ada’nın İngiliz egemenliğine geçmesiyle birlikte Kıbrıs’ta kalan Türkler, Türklüklerini koruyabilmek için dinlerine, dillerine ve okullarına sarıldılar. Böylelikle aralarındaki birlik ve beraberliği de koruyabilmişlerdir. Bu nedenle başlangıçta İngilizlerin yakıştırdığı “Müslüman Cemaat” nitelemesine fazla aldırmadılar. Ancak daha sonraları bu kimlikte anılmak yerine “Türk” olarak adlandırılmak için büyük savaş verdiler.
Kıbrıs Milli Mücadele tarihinde öğretmenlerin çok ayrı bir yeri vardır. Bu konuda çok önemli bir araştırma yapan ve kitabına “Batmayan Eğitim Güneşlerimiz” adını koyan Ali Nesim şöyle diyor: “…Kıbrıs Türkü’nün varolma savaşımı, önce eğitim alanında başlamıştır. Öğretmenlerimizin her biri batmayan bir güneş olarak toplumumuzu sürekli aydınlatmış, okullarımızın her biri bir kale olarak direnmiş… hep direnmiştir…”
İşte bu eğitim mücadelesinin de en büyük mimarı Demokrat Parti olmuştur.
Demokrat Parti 1950 yılında iktidara geldikten sonra, Kıbrıslı Türkleri temsilen Doç. Dr. Derviş MANİZADE ve Avukat Nevzat KARAGİL, hükümet yetkililerini ziyaret etmişlerdir. Bu görüşmeler çok olumlu sonuçlar vermiştir:
1-Kıbrıs’taki Türk okullarında, başta lise olmak üzere, her düzeyde eğitim kadrosunun Türkiye’deki öğretmenlerle takviyesi.
2-Türkiye’ye bağlı ve parasal giderleri Türkiye tarafından karşılanacak okullar ve lisenin açılması.
3-Mümkün olduğunca fazla Kıbrıslı Türk gencine Türkiye’de öğretim imkanı tanınması.
Bu kararlaştırılan üç husus da fazlasıyla yerine getirilmiştir.
Hikmet İLAYDIN’ın Eğitim Müşaviri olarak Kıbrıs’a gönderilmesi sağlandı.
Orhan DENGİZ, Ahmet SEVİNÇ, Hasan ACAR, Vahide Baha PARS, Prof. Dr. Faik Reşit UNAT Başkanlığında beş kişilik profesörler heyeti ile Prof. Dr. Hasan EREN, Aziz BERKER (Kütüphaneler), İsmet PARMAKSIZOĞLU (Kütüphaneler), Mehmet ÖNER (Müzeler), Fuat BAYMUR (Türk Dili Uzmanı), Hüsamettin ERTAN (Türk Dili), Fevzi SELEN gibi isimler Kıbrıs’a gidiyorlardı.
Bu arada liselerin yanında kolejler, ticaret liseleri, yapı ve meslek enstitüleri, gündüz ve akşam kız sanat okulları açılıyordu.
Çok önemli bir hizmet olarak da Kıbrıslı lise mezunlarına Türkiye üniversitelerinde tahsil imkânı sağlanıyordu. 1959 yılında 160 kişiye yüksekokul kontenjanı sağlanmıştı. Bunların dağılımı; Gazi Eğitim Enstitüsü’nde 40, Üniversitelerde 70, Harp Okulu’nda 30, Kız Teknik’te10, Konservatuarda10 kişi şeklindeydi.
Bu kontenjanlar daha sonra daha da artırılacaktır. Ada’da çok yüksek oranda idareci Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden mezun olmuştur.
Denktaş’tan sonra 2. Cumhurbaşkanı; Dr. Derviş EROĞLU İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Mehmet Ali TALAT ODTÜ, Mustafa AKINCI ODTÜ mezunudur.
Öğretmenler Türk Mukavemet Teşkilatı’nda da çok yoğun bir şekilde görev yapmışlardır.
Okullar arttıkça, Türkiye’den tayin edilen öğretmen sayısı da giderek artmıştır. 19659-1960 ders yılında Kıbrıs’ta muhtelif Türk okullarına 83 yeni öğretmenin tayini yapılmıştır.
Bunların içinde Celal Bayar Lisesi’ne tayin edilenlerin arasında Arif Nihat ASYA ve eşi Servet ASYA da vardır.
*
Ey mavi göklerin kızıl ve beyaz süsü
Kız kardeşimin gelinliği
Şehidimin son örtüsü
Işıl ışıl
Dalga dalga bayrağım
Senin destanını okudum
Senin destanını yazacağım…
*
Böylece VATAN Şairi Namık Kemal’den sonra Bayrak Şairi Arif Nihat Asya da Kıbrıs’tadır. (Bu arada bir vefa borcunu yerine getirmek için burada bir parantez açacağım. Demokrat Parti ve devamı Adalet Partisi, Doğru Yol Partisi ve ANAP kadroları içerisinde pek çok edebiyatçımız, şairimiz vardır. Bunların 2 tanesi çok önemlidir ve temayüz eder. Birisi sözünü ettiğimiz Arif Nihat Asya’dır. Diğeri ise Hecenin 5 büyük şairinden Faruk Nafiz Çamlıbel’dir. 1898 yılında doğan Çamlıbel, Milli Mücadelenin en heyecanlı ve ateşli günlerini yaşadı. Ve bunları mısralarında ve satırlarında yaşattı. 1946 seçimlerinde Demokrat Parti İstanbul listesinden Milletvekili seçildi. Aralıksız olarak 14 yıl Demokrat Parti milletvekilliği yaptı. Parlamento hayatı 1960 İhtilali ile noktalandı. Yassıada’da 1,5 yıl tutuklu kaldı. Tutukluluk döneminde yazdığı dörtlükleri “Han Duvarları”na nazire olarak “Zindan Duvarları” adıyla 1967 yılında bastırdı.
*
Bilmiyor gülmeyi sakinlerinin binde biri
Bir vatan derdi birikmiş bir avuçluk karada
Kuşu hicran getirir, dalgası hüsran götürür
Mavi bir gözde elem katrasıdır Yassıada…)
*
Arif Nihat Saya, Ankara Gazi Lisesi Edebiyat öğretmeniyken, ararlında eşi ServetAsya’nın da bulunduğu 30 öğretmenle birlikte Kıbrıs’a, Lefkoşa Celal Bayar Lisesi (Sonradan Lefkoşa Erkek Lisesi) gönderilmişti. 24 Kasım 1959’da göreve başladı.
Arif Nihat Asya, Kıbrıs’ta iki yılını bile tamamlayamadı. 27 Mayıs 1960 İhtilali O’nu Kıbrıs’ta buldu.
Demokrat Parti Seyhan (Adana) 9.Dönem (1950-1954) Milletvekili olması, hakkında FERMAN çıkartılması için yeterli bir sebepti. (Arif Nihat Asya ilk kez 1946 yılında milletvekilliğine aday oldu. Siyasi hayatı trajikomik hatıralarla doludur.)
31 Ağustos 1961’de görevine son verilen Asya, vapurla Ada’dan ayrılır.
Arif Nihat Asya Kıbrıs’ı çok sevmişti, Kıbrıslılar da hocayı çok sevmişlerdi.
Arif Nihat Asya’yı 5 Ocak 1975 tarihinde, 71 yaşında kaybettik. “Arif Nihat Asya Kıbrıs’ta” kitabım için yaptığım söyleşilerde kızı Fırat Asya iki anısı üzerinde durmuştu:
“…Ben Türk Ordusu’nun Ada’ya gelişini çok iyi hatırlıyorum. (16 Ağustos 1960) o manzarayı anlatmak mümkün değildir. Bir kere herkes ağlıyordu. Belki de yüz yaşındaki insanlar gözyaşları sel gibi akarak, hüngür hüngür ağlıyorlardı… Kadın, erkek, çoluk çocuk, genç, ihtiyar kendilerini caddelere atmışlardır. Yaşlı nineler Türk askerinin postallarını öpüyorlardı. Mehmetçikler, bu kargaşa, cümbüş içerisinde, insanları ezmemek için gayret gösteriyordu. Uygun adım rap rap yürürlerken teyzelerin, ninelerin üzerinden adeta cambaz gibi atlıyorlardı. Dediğim gibi; istisnasız herkes ağlıyordu. Ama özellikle yaşlılar. Duydukları sevinci anlatmak çok zor… Biz de oradaydık ve hayatımızın en mutlu anlarını yaşıyorduk. Babamın mendili gözlerini silmekten sırılsıklam olmuştu…
Babamı böyle, hatta bundan daha fazla ağlarken, bir kez daha gördüm. Aradan çok fazla zaman geçmedi. Menderes’in asıldığını radyodan öğrendikten sonra hüngür hüngür ağladı. Ben babamı hiç böyle ağlarken görmemiştim…”
İşte Arif Nihat Asya bu şiirini böyle hüngür hüngür ağlarken yazdı:
            *
TANIMAMAK
Türküm müjdeydi ülkeye
Gezdim söyleye söyleye
Bir gün söylemedim diye
Türküm beni tanımadı!

…Hayal değil, hakikattim
Dağ yardım kayalar attım
Elinde küskü, Ferhat’tım
Küsküm beni tanımadı!

…Bendim su eden suyunu
Bendim ay eden ayını
Bendim köy eden köyünü
Köylüm beni tanımadı!

Hırpalanmak ne kelime
Didik didik, lime lime
Götürülürken ölüme
Ölüm beni tanımadı!

            Allah hepsine gani, gani rahmet eylesin....
(*) Doç Dr Mehmet ÖZDEMİR, Demokratlar Kulübü Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Muhasip; Demokrat Parti (DP) Genel İdare Kurulu Üyesi. Bu metin, 07 Ocak 2016 Perşembe günü, Ankara Sürmeli Otel'de yapılan "DP'NİN 70. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜ" konulu Panel’de yapılan konuşma / sunuş metnidir.  

7 Ocak 2016 Perşembe

TARİHİ VE KADİM DEMOKRAT PARTİ 70 YAŞINDA !.. Hayırlı ve kutlu olsun...

MAKÛS BİR TALİHE 
"YETER !.. SÖZ MİLLETİNDİR." 
DİYEREK SON VEREN
TARİHİ VE KADİM DEMOKRAT PARTİ
70 YAŞINDA
HAYIRLI VE KUTLU OLSUN
GERÇEK DEMOKRAT; Mustafa Nevruz SINACI

6 Temmuz 2015 Pazartesi

DEMOKRAT ZAFER; Yekta YAKTI, "Gerçek Demokratlar Harekete Geçti"



RUH HASTASI UYSAL VE ÇETESİ'NE YOL GÖRÜNDÜ!
YEKTA YAKTI
yektayakti@hotmail.com
Demokrat Parti'yi yok etmek için görevlendirildiği, teşkilatları tarumar etmesi, gayri menkullerini yok pahasına eş-dost ve yandaşlarına satan ve  , daha sonra gerçek değeri ile satışını sağlayıp aradaki komisyonla geçinen Gültekin Uysal ve çetesine 3 yıldır, Demokrat Parti'nin sahip olmadığını yazdık durduk...
Partinin büyüklerine "ciğersiz" "bizi beğenmeyen teşkilatlar istifa etsin" söylemleri ile açık açık meydan okuyan, Menderes, Özal ve Demirel'in koltuğuna sülük gibi yapışan Uysal ve çetesi, milletin kurduğu Demokrat Parti'yi 'Dullar Partisi yapmakla kalmayıp, ahlaksız ilişkilerin yaşandığı bir mekan'a çevirdi...
Türkiye Genelinde, kağıt üzerinde milletvekili adayı çıkararak, 7 Haziran seçimlerine katılan, Uysal adlı zübük, 9. olağan kongrede kendisine oy vermeyen teşkilatları seçim sürecinde olmasına rağmen görevden alarak partinin 0,16 oy almasını sağlamıştır...
Memleketi Afyon'da dahi tanınmayan Uysal adlı zübük, seçim yenilgisinin de faturasını tüm olumsuzluklara rağmen partisini terk etmeyen teşkilatlar ile üyelerine kesmiştir...
Demokrat Parti'nin onurlu, şahsiyetli ve siyaseti ülkesi ile millet için yapan kadrolarını partiden atarak, süvariyi fuhuş otobüsüne çevirenler, İl Teşkilatlarında çalışan sekreter'e, çaycıya cinsel tacizde bulunan, teşkilatlarda aşk yaşayanlarla yöneten Uysal adlı ruh hastasına, ciğersiz dediği parti büyükleri artık yeter dediler ve Birleşik Demokratlar Hareketi kurdular...
BİRLEŞİK DEMOKRATLAR HAREKETİNDEN YAPILAN O AÇIKLAMA
“19 Haziran 2015 Cuma günü sabah erken saatlerde Ali Naili Erdem (*) aradı; “Sınacı, gördüm ki, bu seçimler ve neticede ortaya çıkan fotoğraf, özellikle biz tarihi, kadim Demokrat Partilileri derinden yaraladı, siyaseten rencide etti, üzdü. Başta, adalet ahlâkı ve hukuk olmak üzere; Demokrasi karşıtı görüntü, Memleket ve millet sevdalıları için kaygılı, düşündürücü bir tablo! Artık, vicdanen bu gidişe sessiz, ilgisiz ve seyirci kalınamaz. Bir şekilde: “Yeter artık, dur demek lâzım” diye düşünüyorum. Sen ne dersin?” dedi.
Cevaben: “Başta tarihi, kadim Demokrat Parti’nin aziz, mümtaz ve muhterem camiası olmak üzere; Hak/hukuk, adalet, demokrasi, ‘devlet idaresinde, millet iradesini hâkim kılarak fazilet mücadelesi vermek’ anlamında özlem çeken, ümitle bekleyen çare ve çıkış yolu arayan vatandaşlarımızın hasreti yönünde, böyle bir müjde vuslattır. Elbet doğru, iyi ve yerinde olur. Ayrıca isabetli bir konjonktürle, uygun zamanda milletin beklentisi ve hayati ihtiyacına cevap verilerek, fazilet anlamında siyaset düştüğü yerden kaldırılır..”
“Peki, şöyle ufaktan bir start verelim, nabız yoklayalım, bakalım ne olacak!..
Görelim Mevlâm neyler, neylerse güzel eyler..”    
TEVAFUK
Bu müşaverenin tam üçüncü günü, sabaha karşı Süleyman Demirel vefat etti. Eğer bu konuşma Süleyman Bey’in vefatından sonra yapılsaydı, olağan addedilir ve sıradan bir sohbet bazında hatıra kompartımanımızdaki yerini alırdı. Fakat 18. dönem ANAP Sakarya Milletvekili ve iki devre Demokrat Parti Genel Başkanlığı yapmış Yalçın Koçak’ın “Türkiye’de emanet, vesayet, velâyet ve icazet dönemi bitti” tarzındaki beyan ve yayınındaki hikmet sanki böylece ortaya çıktı. Dolayısıyla, Ali Naili Erdem’in izharı; Milletin hissiyatına tercüman olan temenni, öneri ve arzusu iki cihetle çok büyük bir önem ve değer kazandı.
Bunlardan birincisi: Vefattan yaklaşık üç gün önce yapılan bu konuşma, açıklama, muhavere ve müşaverede bahse konu edilen çok önemli tespitler, tarihi sözler ve beyanlar! İyice farkına varılan, her zaman ve zeminde hissedilen, kendini hissettiren milletin arzusu… Bu ümit, arzu ve beklentinin özünde şekillenen Demokrat Parti misyonu, 46 ruhu, davası ile umur-u devlet (Atatürk ilkeleri ve Türk İnkılâbı’na dayalı; namuslu/dürüst-demokrat, onurlu, sorumlu, milli ve muktedir bir idare) istemi…
İkincisi: Ali Naili Erdem’in siyasette (dava ve misyonda) kıdem, ehliyet ve liyakatinin yanı sıra merhum Süleyman Demirel’e siyaseten en yakın olması. Defin merasiminin heyecan ve elemle karışık, hüzünle icrası esnasında Ali Naili Erdem’i gören bazı vatandaşların; O’nun yanına gelerek: “Sayın Bakanımız, siz Baba’nın en yakın dostu, kader arkadaşı, doğal olarak da siyasi Halifesi durumundasınız. Ne olur, artık şu Demokrat Parti davasına el atın; Millete ve merkez sağ’a sahip çıkın. Bizi ocaksız, bucaksız, partisiz kalmaktan kurtarın Allah aşkına” diye adeta yalvarmalarıdır. (Bunu kendisinden değil ama bizatihi yanında, konuşmalara tanık olan demokratların nakil, beyan ve anlatımlarından aldım.)
Demek ki, tarihi ve kadim Demokrat Parti’nin yeniden inşası, merkez sağın ihyası ve siyasetin, 27 Mayıs 1960 kalkışmasında düşürüldüğü yerden onurla ayağa kaldırılıp, şerefle, şanla taçlandırılmasının zamanı gelmiştir. Bu cihetle bir tevafuk (tesadüf zannedilen şeylerin kader ile örtüşmesi, tesadüf demenin daha anlamlı hali, tesadüfe nazaran, arkasında gizli bir kudret olma ihtimali) eseri hayat bulması ve siyasetin ihyası mümkün olacaktır inşâllah!.. 
GERÇEK DEMOKRATLAR
Şimdi mesele: Tarihi ve kadim Demokrat Parti’nin dava, ideal ve ilkelerini kucaklayıp inançla, inatla hayata geçirmektir. Bu uğurda azim, irade ve kararlılıkla çalışacak; Demokrasi, adalet, ahlâk ve hukuk’u ayağa kaldıracak Gerçek Demokrat’ların,Birleşik Demokrat Parti Hareketi nezdinde ittihat ve tevhit etmesi, birleşmesi şart. Ali Naili Erdem’le birlikte Nevzat Ercan, Esat Kıratlıoğlu, Rasim Cinisli ve Yalçın Koçak başı çekmiş; Demokrasi kervanı yola çıktı. Şimdi sıra: Bu tarihi misyonun mensubu, gönül eri oldukları halde, sanki “DP” tükendi sanarak, “yanlış yerde çare derdine düşenlerin” BABA OCAĞI’na dönmesine gelmiştir..
Vatana, Millete ve Devlete…Hayırlı, uğurlu, kutlu ve kademli olur inşâllah..Mustafa Nevruz SINACI
(*) Ali Naili Erdem: 
1927 İzmir, Kemalpaşa doğumlu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, Avukat, 1961-1980 arası 1, 2, 3, 4 ve 5. dönem İzmir Milletvekili. Sanayi, Çalışma (2 defa) ve Millî Eğitim Bakanlığı yaptı. 1980 askeri darbesinden sonra çeşitli İl ve İlçelerde milletle buluştu, konuşmalar yaptı, konferanslar verdi. Radyo ve televizyonlarda millete hitabetti. Halen Demokratlar Kulübü Başkanı olan Erdem, evli ve üç çocuk babasıdır.
[ALINTI & REFERANS: DEMOKRAT ZAFER, 06 Temmuz 2015 - Pazartesi]
http://www.demokratzafer.com/yazarlar/yekta-yakti/ruh-hastasi-uysal-ve-cetesi-ne-yol-gorundu/853/

10 Haziran 2015 Çarşamba

MUKAYESELİ TABLO "DEMOKRAT PARTİ" SEÇİM ANALİZİ


2015 GENEL MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ (TÜRKİYE GENELİ)
DEMOKRAT PARTİ'Nİ ALDIĞI OY % VE MİKTARI
11
DP - Demokrat Parti
0,16 %
75.733




2011 GENEL MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ (TÜRKİYE GENELİ) 
DEMOKRAT PARTİNİN ALDIĞI OY % VE MİKTARI

8
DP - Demokrat Parti
0,65
280.953




2009 YEREL SEÇİM (TÜRKİYE GENELİ) 
                         DEMOKRAT PARTİ'NİN ALDIĞI 
                         TOPLAM OY % VE MİKTARI
6
DP - Demokrat Parti
3,70
1.488.134

2015 GENEL SEÇİMİ SONUÇLARI

Türkiye Genelinde Partilerin Oy Dağılımı
Parti Adı
Oy Oranı (%)
Toplam Oy
1
AK PARTİ - Adalet ve Kalkınma Partisi
40,87 %
18.864.355
2
CHP - Cumhuriyet Halk Partisi
24,95 %
11.518.002
3
MHP - Milliyetçi Hareket Partisi
16,29 %
7.519.034
4
HDP - Halkların Demokratik Partisi
13,12 %
6.056.261
5
SAADET - Saadet Partisi
2,06 %
949.625
6
BGZ - BAĞIMSIZ TOPLAM
1,06 %
488.143
7
BGZ - BAĞIMSIZ DİĞER
1,05 %
483.217
8
VP - Vatan Partisi
0,35 %
161.625
9
BTP - Bağımsız Türkiye Partisi
0,21 %
96.403
10
DSP - Demokratik Sol Parti
0,19 %
86.584
11
DP - Demokrat Parti
0,16 %
75.733
12
TURKP - Toplumsal Uzlaşma Reform ve Kalkınma Partisi
0,16 %
72.616
13
HKP - Halkın Kurtuluş Partisi
0,13 %
60.409
14
BGZ - BAĞIMSIZ 1
0,13 %
59.679
15
HAK-PAR - Hak ve Özgürlükler Partisi
0,13 %
58.639
16
BGZ - BAĞIMSIZ 2
0,11 %
48.882
17
BGZ - BAĞIMSIZ 3
0,09 %
41.762
18
BGZ - BAĞIMSIZ 4
0,09 %
40.004
19
BGZ - BAĞIMSIZ 5
0,07 %
33.055
20
DYP - Doğru Yol Partisi
0,06 %
28.802
21
AP - Anadolu Partisi
0,06 %
27.642
22
BGZ - BAĞIMSIZ 6
0,06 %
27.536
23
LDP - Liberal Demokrat Parti
0,06 %
26.729
24
BGZ - BAĞIMSIZ 7
0,06 %
25.874
25
MERKEZP - Merkez Parti
0,05 %
20.894
26
MP - Millet Partisi
0,04 %
17.427
27
KP - Komünist Parti
0,03 %
13.732
28
YP - Yurt Partisi
0,02 %
9.245
29
HAP - Hak ve Adalet Partisi
0,01 %
5.660
30
diger - DİĞER
0,00 %
60

2014 YEREL SEÇİM SONUÇLARI

TÜRKİYE GENELİNDE PARTİLERİN OY DAĞILIMI
Oy Oranı
Toplam Oy
1
AK PARTİ - Adalet ve Kalkınma Partisi
45,60
20.519.829
2
CHP - Cumhuriyet Halk Partisi
27,80
12.533.398
3
MHP - Milliyetçi Hareket Partisi
15,20
6.860.493
4
BDP - Barış ve Demokrasi Partisi
4,20
1.885.992
5
SP - Saadet Partisi
2,00
916.270
6
HDP - Halkların Demokratik Partisi
1,90
853.686
7
BBP - Büyük Birlik Partisi
1,10
483.368
8
Bağımsız 1 - Bağımsız
0,40
180.420
9
DP - Demokrat Parti
0,40
179.541
10
BTP - Bağımsız Türkiye Partisi
0,20
99.664
11
HÜDA PAR - Hür Dava Partisi
0,20
89.655
12
DSP - Demokratik Sol Parti
0,20
85.551
13
İP - İşçi Partisi
0,10
65.762
14
HEPAR -
0,10
46.024
15
HAK-PAR - Hak ve Özgürlükler Partisi
0,10
43.843
16
DYP - Doğruyol Partisi
0,10
33.611
17
YURT-P - Yurt Partisi
0,10
30.187
18
HKP - Halkın Kurtuluş Partisi
0,10
26.551
19
MP - Millet Partisi
0,10
24.040
20
TKP - Türkiye Komünist Partisi
0,00
19.245
21
LDP - Liberal Demokrat Parti
0,00
17.802
22
ÖDP - Özgürlük ve Dayanışma Partisi
0,00
17.676
23
TURK - Turk Parti
0,00
8.612
24
AP - Alternatif Parti
0,00
25
GP - Genç Parti
0,00
26
MYP - Muhafazakar Yükseliş Partisi
0,00
27
EMEP - Emek Partisi
0,00
28
Bağımsız Diğer - Bağımsız Diğer
0,00