GÜNCEL DEMOKRAT PARTİ

Siyasetin Özne'si İnsan; Kuvve'si Merkez; Bileşkesi Demokrat Parti'dir. "GERÇEK DEMOKRAT" MNS

7 Ocak 2016 Perşembe

TARİHİ VE KADİM DEMOKRAT PARTİ 70 YAŞINDA !.. Hayırlı ve kutlu olsun...

MAKÛS BİR TALİHE 
"YETER !.. SÖZ MİLLETİNDİR." 
DİYEREK SON VEREN
TARİHİ VE KADİM DEMOKRAT PARTİ
70 YAŞINDA
HAYIRLI VE KUTLU OLSUN
GERÇEK DEMOKRAT; Mustafa Nevruz SINACI
Gönderen Mustafa Nevruz SINACI zaman: 02:40 Hiç yorum yok:
Bunu E-postayla GönderBlogThis!X'te paylaşFacebook'ta PaylaşPinterest'te Paylaş
Etiketler: Mustafa Nevruz SINACI GERÇEK DEMOKRAT, TARİHİ VE KADİM DEMOKRAT PARTİ 70 YAŞINDA !.. HAYIRLI VE KUTLU OLSUN
Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa
Kaydol: Kayıtlar (Atom)
  • DÖN ::: < ANA SAYFA >

TOPLAM GÖRÜNTÜLEME

SİTE İÇİ ARAMA

"YETER!.. SÖZ MİLLETİNDİR..."

"YETER!.. SÖZ MİLLETİNDİR..."
DEMOKRAT PARTİ'NİN RESMİ, HUKUKİ VE GEÇERLİ AMBLEMİ

SAYFA ARŞİVİ

  • ►  2018 (4)
    • ►  Temmuz (1)
    • ►  Mayıs (2)
    • ►  Ocak (1)
  • ►  2017 (20)
    • ►  Kasım (1)
    • ►  Ekim (1)
    • ►  Eylül (1)
    • ►  Temmuz (1)
    • ►  Haziran (2)
    • ►  Mayıs (2)
    • ►  Nisan (4)
    • ►  Mart (3)
    • ►  Şubat (3)
    • ►  Ocak (2)
  • ▼  2016 (25)
    • ►  Aralık (4)
    • ►  Kasım (1)
    • ►  Ekim (1)
    • ►  Eylül (5)
    • ►  Ağustos (1)
    • ►  Temmuz (1)
    • ►  Haziran (2)
    • ►  Mayıs (4)
    • ►  Nisan (1)
    • ►  Mart (3)
    • ►  Şubat (1)
    • ▼  Ocak (1)
      • TARİHİ VE KADİM DEMOKRAT PARTİ 70 YAŞINDA !.. Hayı...
  • ►  2015 (29)
    • ►  Eylül (4)
    • ►  Ağustos (2)
    • ►  Temmuz (3)
    • ►  Haziran (7)
    • ►  Mayıs (7)
    • ►  Nisan (1)
    • ►  Mart (3)
    • ►  Şubat (1)
    • ►  Ocak (1)
  • ►  2014 (24)
    • ►  Aralık (5)
    • ►  Ekim (2)
    • ►  Eylül (1)
    • ►  Ağustos (1)
    • ►  Mayıs (3)
    • ►  Nisan (2)
    • ►  Mart (3)
    • ►  Şubat (5)
    • ►  Ocak (2)
  • ►  2013 (26)
    • ►  Aralık (2)
    • ►  Kasım (2)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Ağustos (4)
    • ►  Temmuz (1)
    • ►  Haziran (2)
    • ►  Mayıs (2)
    • ►  Mart (3)
    • ►  Şubat (3)
    • ►  Ocak (5)
  • ►  2012 (14)
    • ►  Kasım (6)
    • ►  Eylül (3)
    • ►  Temmuz (5)

EN ÇOK OKUNAN VE BAKILANLAR

  • "Birleşik Demokrat Parti Hareketi" ile başlayan "Yeni Yayın Dönemi"
    DEMOKRATZAFER'DE YENİ YAYIN DÖNEMİ!   YEKTA YAKTI yektayakti@hotmail.com Facebook Twitter Google+ 08.07.2015 15:39 ...
  • DEMOKRAT ZAFER; Yekta YAKTI, "Gerçek Demokratlar Harekete Geçti"
    RUH HASTASI UYSAL VE ÇETESİ'NE YOL GÖRÜNDÜ! YEKTA YAKTI yektayakti@hotmail.com Demokrat Parti'yi yok etmek için görevle...
  • DP Taban Hareketi, "Demokratlar Platformu" adı altında düzenlenen 4. toplantı Samsun’da yapıldı.
    DEMOKRAT HAREKET SAMSUNDA COŞTU (Naci AKIN & Sezer SEZER, Servet AKKOYUN: Samsun Özel) Demokrat Parti Taban Hareketi, Demokratlar ...
  • Yaman bir çelişki, müthiş bir ironi! Bütün 27 Mayıs'çılar 12 Eylül karşıtı. Çünkü 27 Mayıs bedhahların kalkışması; 12 Eylül ise, hukuki ve ahlâki emir-kademe zincirine uygun olarak yapılan vatana ihanet, terör ve tedhişe karşı milli refleks, yasal direniş ve meşru müdahaledir.
    “12 EYLÜL 1980 MEŞRU MÜDAHALESİ VE NEFSİ MÜDAFAA’NIN 37. SENE-İ DEVRİYESİ ANISINA” 27 MAYIS’IN UNUTTURULMUŞ BİR KURBANI “DEMOKRAT PARTİ İ...
  • 2015 GENEL SEÇİMİ SONUÇLARI
    Türkiye Genelinde Partilerin Oy Dağılımı Parti Adı Oy Oranı (%) Toplam Oy 1 AK PARTİ   - Adalet ve Kalkınma Partisi 40,...
  • Sevgi, Mutluluk, Paylaşım, Güvenlik, Huzur = Hak, Adalet ve Hukuk, Cumhuriyet, Laiklik ve Demokrasi & BAYRAMINIZ MÜBAREK, HAYIRLI VE KUTLU OLSUN !...
    Türk Dünyası, İnsanlık ve İslâm Âlemi'nin, aziz ve mübarek "KURBAN BAYRAMI" hayırlı, huzurlu, güvenli ve kutlu olsun; Bilve...
  • KINAMA, ŞİDDETLİ TEPKİ VE REDDİYE
    >link>>   KINAMA, ŞİDDETLİ TEPKİ VE REDDİYE... Ocakoğlu'ndan 'Menderes' (atv; "ben onu çok sevdim") D...
  • ATA-TÜRK, BAYAR, MENDERES ÇİZGİSİ "GELENEK VE GERÇEK" YOLUNDA BAZI TESPİTLER!...
    2014’ÜN PANZEHİRİ ATATÜRK-BAYAR ÇİZGİSİ’DİR Celal ÇETİN DEMOKRATLAR BİRLİĞİ Orta Doğu coğrafyasında bir kaos, şuursuzluk, vahşi cina...
  • 16 - 17 EYLÜL 2012
    51. Sene-i devriyesinde: 16 - 17 Eylül!..., EN KARA GÜN!.. DEMOKRASİ, ATA-TÜRK, ADALET VE HUKUK, ASILARAK İDAM EDİLDİ... Mustafa Nevruz SI...
  • GAFLET Mİ!.. CEHALET Mİ?.. YOKSA: "TARİHİ VE KADİM DP'YE REDDİYE Mİ?"
    MENDERES'İN YAKASINA YAPIŞANLARIN BAŞINDAKİ LİDER! Menderes'in Avukatı Talât ASAL: " 555K (5. ayın 5. günü saat 5'de Kız...

GERÇEK DEMOKRAT

Fotoğrafım
Mustafa Nevruz SINACI
1954 Niğde doğumlu. İlk, Orta ve Liseyi Konya’nın Ereğli ilçesinde bitirdi. Tahsilini Ankara’ da tamamladı. Hukukçu, Siyaset Bilimci, İktisatçı - İlâhiyatçı, Araştırmacı–Yazar. Sırasıyla; Demokratik Parti Gençlik Teşkilâtı Genel Başkanı, Tüketicileri Koruma Birliği Genel Başkanı, TÜRK-KONUT Kurucusu ve Birlik Başkanı, EKKON Genel Başkanı, ANAP’ta (3.Cumhurbaşkanı Celâl Bayar’ın ricası ile) Başkan Yardımcısı; Demokrat Parti’de ‘3821 SK gereği açılış dönemi’ Genel Koordinatör Yardımcısı, 7 ve 9. dönem Genel Başkan Yardımcısı, Genel Sekreter, İdari Mali İşler Başkanı, Genel Başkan Vekili ve nihayet İnsan ve Kültür Ocağı Genel Başkanı olarak çalıştı. Adalet, Sabah, Akşam, Zafer, Son Havadis, Bugün, Her Gün, Ortadoğu, Tasvir, Zaman, Meydan, Haber, Anayurt Gazeteleri ile Bilim Teknik dâhil pek çok Dergide yazarlık yaptı. 2002'de emekli oldu. Halen Amerika merkezli “TURKISH FORUM” (Dünya Türk Kongresi) Danışma Kurulu Üyesi, ANAYURT Gazetesi ile TURKISH NEWS (ABD) Köşe Yazarı, Bilinç Akademisi Başkanı, BİLİNÇ ÜNİVERSİTESİ Rektör Yardımcısı ve Demokratlar Kulübü Derneği Yönetim Kurulu Üyesi olan yazar; Evli ve üç çocuk babasıdır.
Profilimin tamamını görüntüle

DEMOKRASİ'NİN İLK MANİFESTOSU

DÖRTLÜ TAKRİR
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)
TBMM Grup Başkanlığı ve
Parti Başkanlığı’na,

“Daha kuruluşundan beri, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve CHP’nin en esaslı umdesini teşkil eden demokrasi prensiplerine tamamıyla tatbiki sayesinde refah ve saadete kavuşacağı kanaatine bağlanmış olan vatandaşların bütün memlekette ve bilhassa partimiz mensupları arasında en büyük ekseriyeti teşkil ettikleri şüphesizdir. İşte bu kanaatledir ki milletçe özlenen bu amacın gerçekleştirilmesi için lüzumlu gördüğümüz tedbirleri partimizin meclis grubuna arz ve teklif etmeyi borç bildik.
Atatürk’ün ölmez adına bağlı olan mukaddes Kurtuluş savaşımızdan doğan Türkiye Cumhuriyeti ilk Teşkilat–ı Esasiye Kanunu ile dünyanın belki en demokratik anayasasını meydana getirmiş ve bu sayede gerek ferdi hürriyetleri gerek milli murakabeyi en geniş surette dağlamak imkânlarını vermiştir.
Memleketi Ortaçağdan kalma bir takım zararlı müesseselerden koruyabilmek ve irticaı kırmak maksadıyla 1925’ten sonraki yıllarda siyasi hürriyetlerin bazı takyitlere uğratıldığını biliyoruz. Lâkin Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Teşkilat–ı Esasiye Kanununun, demokratik ruhuna daima sadık kalmış ve cumhuriyetin kurucusu Büyük Atatürk bunu tamamıyla demokratik bir şekle ulaştırmak idealinden ölünceye kadar ayrılmamıştır.
Burada izaha lüzum görmediğimiz türlü sebeplerden dolayı muvaffakiyetsizlikle neticelenen Serbest Fırka tecrübesi bu maksatla yapılmış bir harekettir. Bu talihsiz tecrübenin uyandırdığı tepkiler neticesinde siyasi hürriyetlerin yeni bir takım tahditlere uğratıldığı inkâr edilemez. Bununla beraber cumhuriyet idaresinin her şeye rağmen demokratik tekâmül yolunda ilerlediğini gösteren teşebbüslerde vardır. Büyük Millet Meclisi seçimlerinde, müstakil mebuslara gittikçe daha artacak nispette yer ayrılması tecrübesini buna bir delil olarak zikredebiliriz.
İkinci Dünya Savaşı’nın belirmeye başlaması ve harp tehlikesinin memleketimizi daimi bir tehdit altında bulundurması pek tabii olarak siyasi hürriyetleri bir kat daha tahdide sebep olmuş ve bu suretle Teşkilat–ı Esasiye Kanunu’nun demokratik ruhundan biraz daha uzaklaşılmıştı. Gerçi CHP içinde ayrıca bir müstakil grup teşkili millî murakabede tek parti usulünden doğan zararların karşılanması yolunda bir tecrübe olmakla beraber kuruluşundaki gayritabiîlik dolayısıyla bundan da müspet bir netice alınmadığını görüyoruz.
Bütün dünyada, hürriyet ve demokrasi cereyanlarının tam bir zafer kazandığı demokratik hürriyetlere riayet prensibinin milletlerarası teminata bağlanmak üzere bulunduğu şu günlerde, memleketimizde de Cumhurbaşkanından en küçüğüne kadar bütün milletin aynı demokratik ülküleri taşıdığından şüphe edilemez.
Uzun asırlardan beri müstakil bir devlet olarak yaşayan Türkiye’de hatta okuyup yazma bilmeyen vatandaşların bile siyasi hürriyetlerini şuurla kullanacak bir seviyede bulundukları inkâr kabul edilmez bir hakikattir. Okuyup yazma bilmeyen köylüler arasında bile dünyanın en değerli idare ve siyaset adamlarını yetiştirmiş olan milletimizin bilhassa cumhuriyet idaresinin kuruluşundan beri yapılan hamleler neticesinde bundan 20 yıl evveline nispetle çok yüksek bir seviyeye erişmiş bulunduğu övünülecek bir gerçektir.
İşte bir taraftan iç hayatımızdaki bu mesut tekâmülün yarattığı siyasî olgunluk, diğer taraftan bugünkü medeniyet dünyasının umumî şartları daha ilk Teşkilât–ı Esasiye Kanunumuzda hâkim olan demokratik ruhu, bugünkü siyasî hayat ve teşkilatımızda kuvvetle tecelli ettirmek zamanı geldiği kanaatine bizi sevk etmiş bulunuyor. Bunun bir an evvel gerçekleşmesi yönündeki düşüncelerimizi şöyle hülasa ediyoruz:
1) Milli hâkimiyetin en tabiî neticesi ve aynı zamanda dayanağı olan Meclis murakabesinin anayasamızın yalnız şekline değil, ruhuna da tamamıyla uygun olarak tecellisini sağlayacak tedbirlerin alınması.
2) Yurttaşların siyasî hak ve hürriyetlerini daha ilk Teşkilât–ı Esasiye Kanunumuzun gerektirdiği genişlikte kullanabilmeleri imkânlarının sağlanması.
3) Bütün parti çalışmalarının yukarıdaki esaslara tamamıyla uygun bir şekilde yeniden tanzimi.
Muhterem milletvekilleri arkadaşlarımızın, yüksek tasviplerine sunduğumuz bu teklifimizle, daha ilk kuruluşundan beri millî hâkimiyet gayesine erişmeyi, onu gerçekleştirmeyi hedef tutan CHP’nin ve bütün Türk Milletinin yüksek arzularına tercüman olduğumuza, Atatürk’ün idealine sadık kaldığımıza inanmış bulunuyoruz.
Cumhurbaşkanımızın 19 Mayıs 1945 tarihli nutuklarında: “Siyaset ve fikir hayatımızda demokrasi prensiplerinin daha geniş ölçüde hüküm süreceği hakkındaki fikirleri”, bu teklifimizin vakitsiz ve yersiz olmadığı hakkındaki inancımızı büsbütün kuvvetlendirmiştir.
Milletimizin bütün kuvvet ve iradesini temsil eden Büyük Millet Meclisi Parti Grubu arkadaşlarımızın Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Türk Milletine dünya demokrasileri arasında şerefli bir mevkii sağlayacak olan bu teklifi.; Kendi öz düşüncelerinin bir ifadesi gibi telakki edeceklerinden asla şüphe etmediğimizi bir defa daha tekrar eder ve takririmizin açık oturumda müzakeresini saygılarımızla rica ederiz.”
Ankara, TBMM
07 Haziran 1945

İzmir Mebusu Mahmut Celal Bayar,
İçel Mebusu Refik Koraltan,
Aydın Mebusu Adnan Menderes,
Kars Mebusu Fuat Köprülü...

(*) Bu takrir (önerge), özgürlükleri kısıtlayan rejimi daha fazla sürdürmenin doğru olmayacağı, anayasal hak ve özgürlüklerin tanınması gerektiği üzerinde durmuş ve en nihayetinde “memlekette demokratik usullerin daha geniş şekilde tatbikine geçilmesi” amacını taşımıştır.

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ!...

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ!...
HAYÂL-İ CİHAN DEĞER...

TARİHİ BELGE
Resim Penceresi teması. Blogger tarafından desteklenmektedir.