Süleyman Soylu!.. Akape etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Süleyman Soylu!.. Akape etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Eylül 2015 Salı

CUMHURİYET Gazetesi ve ULUSAL HABER aynen böyle yazdı!..

Siyasette rezillik ve pislik; soylu usulü soysuzluk, AKP'den ahlâksız teklif

Ahlaksız teklif !?..
Görüşmelerde anlaşılması halinde Demokrat Parti (DP)’nin borçları ödenerek yönetimi (!) Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)’nin eline geçecek. Demokrat Parti (DP)’den bir iki isim de seçimde Adalet (!) ve Kalkınma (?) Partisi (AKP) listesinden aday gösterilecek. 
(Cumhuriyet, Zaman Tüneli-15 Eylül 2015 Pazartesi)
LÂĞIM ÇUKURUNDA 
KİRLİ İTTİFAK
Kongredeki iç çekişmelerin ardından 1 Kasım 2015 tarihli Genel (tekrarlanan) Milletvekili seçimlerine var oluş sorunu olarak hazırlanan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), Saadet Partisi (SP) ile uzun bir süredir sürdürdüğü ittifak görüşmelerinin yanı sıra, seçime katılma hakkı bulunan ve 76 bin oyu olan Demokrat Parti’yi (DP) borçları karşılığı satın almak(!) için harekete geçti.
SP ile ittifak
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu arasındaki en büyük krizin yaşandığı ve özellikle 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yakın isimlerin tasfiye edildiği kongre sonrası AKP’de seçime yönelik canhıraş bir çaba yaşanıyor. AKP, seçim hazırlıklarını 258 olan sandalye sayısını mutlaka 276’ya taşıyarak tek başına iktidar hedefiyle yürütüyor. Ancak şu ana kadar anketler, 7 Haziran’daki yüzde 41 olan oy oranının, tek başına iktidarı yakalayacak bir sıçrama olmadığını gösteriyor. Bu nedenle partide oy oranı artmasa bile sandalye sayısının nasıl artırılabileceğine ilişkin hesaplar üzerine yoğunlaşıldı. AKP, BBP ile 7 Haziran’da yaptığı ittifakla girdiği seçimden yüzde 2 oy alan SP ile ittifak için görüşmelerini sürdürüyor.
AKP, tek başına iktidar için 18 yeni sandalye kazanma hedefi için SP ile ittifak girişimleriyle yetinmedi. AKP kulislerine göre sürpriz bir girişim daha başladı. AKP’nin 1 Kasım hesapları içine DP de girdi. DP, halen Gültekin Uysal’ın genel başkanlığında faaliyetini sürdürüyor. 1950’de iktidar olan DP’nin ismini taşıyan parti, son olarak merkez sağın iki partisi ANAP ve DYP’nin de çatısında birleştiği parti olmuştu. DP aynı zamanda seçime katılmaya hakkı olan partiler arasında yer alıyor. Ancak özellikle para gelirleri açısından durumu iç açıcı olmayan parti büyük parasal borçların sıkıntısı altında ayakta kalmakta zorlanıyor. Partinin milyonlarla ifade edilen borçları olduğu belirtiliyor. AKP de partinin ödeyemediği borçlarını dikkate alarak DP’ye önemli bir teklifte bulundu. AKP, DP’ye borçları karşılığında partiyi satın almayı önerdi. Görüşmelerde anlaşılması durumunda partinin borçları ödenerek yönetimi AKP’nin eline geçecek. Ancak bu alışveriş AKP’nin kendi kasasından DP’nin borçlarını ödemesi yoluyla değil başka formüllerle gerçekleştirilecek. DP’den genel başkan Uysal ile 1 ya da 2 ismin de milletvekili listesine konabileceği belirtiliyor. DP, 7 Haziran seçimlerinde Türkiye genelinde 76 bin oy almıştı. AKP’nin amacının yalnızca bu 76 bin oyu değil aynı zamanda DP ismini de ele geçirmek olduğu kulislerde konuşuluyor. Partinin elinde malvarlığı olarak, Turgut Özal tarafından yaptırılan Balgat’taki eski ANAP Genel Merkezi bulunuyor.
AKP’den SP’ye 5 vekil
AKP ile SP arasındaki ittifak pazarlığı ise sayı üzerinden sürdürülüyor. Son olarak AKP, SP’ye seçilecek yerlerden 5 ismi milletvekili olarak listelere koyma teklifini iletti. Ancak 5 vekili yeterli görmeyen SP seçilecek yerlerden 12 ismin aday gösterilmesini istedi. İki parti arasındaki vekil pazarlığının 18 Eylül’de listelerin YSK’ye verileceği son ana kadar süreceği belirtiliyor.
İ. Melih Gökçek de borç ödeyip almıştı!...
DP, daha önce de borçlarını ödeyemediği için benzer bir olay daha yaşamıştı. AKP’nin 2002’deki kuruluşu döneminde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Tayyip Erdoğan’a karşı Demokrat Partri (DP) çatısında rekabet etmişti. O dönem Gökçek, yine borçlarını ödeyerek Demokrat Parti’nin yönetimini ele geçirmişti. İ. Melih Gökçek, uzun süre anketlerde Demokrat Parti’nin AKP’den daha yüksek oyu bulunduğu tezini savunduktan sonra, partiyi bırakarak AKP’ye katılmıştı.

19 Mayıs 2015 Salı

Trabzon halkı buna oy verirse; Ya "bütün soy değerlerini yitirmiş" ya da "soydan bozuk, asaleten soysuz" demektir!... Hakikatte hilâf yoktur biline..

Çok “Soylu” bir siyasetçi!..
Emin ÇÖLAŞAN
 Sevgili okuyucularım, Türkiye tam bir dönekler ülkesi oldu. Piyasada çok sayıda dönek siyasetçiler, gazeteciler vesaire at koşturuyor.Bunlar dün ana avrat sövdüklerinin bugün kucağına oturanlardır.
Dün övgü yağdırdıklarının bugün karşısına dikilenlerdir.
Adam düne kadar Fethullah’ın sağ kolu ve gazetedeki sözcüsüydü. O bir şey yazınca hocaefendinin onayından geçmiş olduğunu herkes bilirdi.
Gün geldi, 180 derece döndü ve cemaate sövmeye başladı.
Adam Tayyip’e en ağır sözlerle saldırırdı. Gün geldi AKP’ye girdi, yükseldikçe yükseldi ve genel başkan yardımcısı oldu.
Şimdi Trabzon’dan milletvekili adayı!
Sözünü ettiğim soylu siyasetçinin adı Süleyman Soylu…

Geçmişte DYP gibi çeşitli partilerde görev aldı, ismi var cismi yok Demokrat Parti’nin genel başkanlığını yaptı.
Baktı ki olmuyor, en sonunda AKP’ye transfer oldu.
Transfer olayı öncesinde AKP ve Tayyip için en ağır sözleri söyler, onları köşeye sıkıştırırdı.
Tayyip için “Padişah olmak istiyor” diyen kendisiydi.
Bakalım daha başka neler söylemiş!..
Tayyip’in attan düşmesi sonrasında:
“Atın üzerinde duramayan ülkeyi de yönetemez. Hükümet yolsuzluk çukurunun içindedir. Bu hükümete zıkkımın kökünü göstereceğiz…”
2008 yılında Aliağa’da: “Bu ülkenin herkese çatan ve kaos (kargaşa) yaratan bir başbakanı (Tayyip) var. Akşam eve gittiğinde karısının ve çocuklarının yüzüne nasıl bakıyor. Boynu bükük kalan esnafın ve çiftçinin yerine kendini koymuyor.”
“Kendisini Adnan Menderes’e benzetiyor. Onun adını bir daha ağzına alma. Sen kim Menderes kim…”
***
2008 yılında İzmir’de: “Hükümet yanlış ekonomi politikalarıyla bayramları da millete zehir etti. İnsanlarımız gülmeyi unuttu. Paçalarından yolsuzluk akıyor. Türkiye’de ihale ve yandaş belediyeciliği yapılmaktadır.”
2009 Kocaeli: “Halk 29 Mart’ta (yerel seçimlerde) hükümete zıkkımın kökünü gösterecek. Her üç gençten biri işsizlik girdabının içinde.”
2009 Derince: “Yolsuzlukla mücadele edeceğim diyen hükümet Türkiye’yi yolsuzluk çukuru içine batırdı. Tüyü bitmemişin hakkını yedirmeyeceğiz dediler ama her gün tüyü bitmemiş üzerinden siyaset yapıyorlar. Başbakan bu ülkeyi rant ülkesi yapmayacağım dedi ama rantın babasını getirdi.”
2009 Kastamonu: “Seçim sürecinde çok manidar işler oluyor. Başbakan kendisini padişah olarak görmek istiyor. Ülkemizde sadaka kültürü var. Türkiye’de her üç kişiden biri fukaralık sınırının altındadır. Eleştirilmesi gereken, insanları bu duruma düşüren hükümettir.”
***
Geçmişte söylediği bu sözlerin mürekkebi bile henüz kurumadı. Meydanlarda ve kapalı salon toplantılarında alırdı mikrofonu eline, bunları bağıra bağıra söylerdi.
İşin ilginç yanı, söylemlerinin hemen hepsi iki konu üzerinde yoğunlaşırdı.
- Tayyip’in padişahlık özlemi.
- Yapılan yolsuzluklar ve vurgunlar.
O zaman haklıydı, doğruları söylüyordu.

Yıl 2012…
Sonrasında neler oldu, nasıl pazarlıklar yapıldı ve ne gibi kulisler döndü bilinmez, bizim Süleyman büyük bir başarıyla adımını AKP’nin tam göbeğine attı.
Ama bu da yetmedi!..
İçeride görülmemiş bir hızla yükseldi veya yükseltildi, şimdi AKP’nin Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan yardımcısı olarak görev yapıyor.
Geçmişte söylediği sözleri herhalde unutmuştu!
Yeni partisinden hiç kimse karşısına geçip “Eyy Süleyman geçmişte sen bize hakaretler yağdırırdın. Önce bu sözlerini geri al bakalım” demedi.
Kendisi de bu konuda hiçbir açıklama yapmadı, yapamadı.
Saf değiştirmiş olması yeterliydi!
* * *
Evet, Süleyman şimdi AKP Trabzon listesinde milletvekili adayı…
Hem de birinci sırada!
Önümüzdeki dönem Meclis’te olacak, orada da kürsüye çıkıp nutuklar atacak…
Geçmişte Tayyip ve AKP için söylediği sözler elbette gündeme gelecek, kendisine sorular sorulacak.
Acaba o zaman ne diyecek?..
Şimdi Trabzon’da seçim çalışması yapıyor.
Trabzon’da bir seçmen şunu sorsa nasıl bir yanıt verecek?
“Yaaa Süleyman, sen kısa süre öncesine kadar bunları söyleyen biriydin. Şimdi hangi yüzle bizden Tayyip ve AKP adına oy istiyorsun?.. O günlerden bu yana ne değişti de sen böylesine döndün?..”
***
Sevgili okuyucularım, zamanla her insanın fikirleri ve görüşleri bir miktar değişebilir ama 180 derece dönmek epeyce zordur! Her babayiğidin harcı değildir!
Bizim siyasetçilerde ve gazetecilerde bunu ne yazık ki çok sık görüyoruz.
Ama bizdeki döneklerin durumu, neden döndüklerinin açıklaması epeyce farklı!..
Onlar güce tapanlardır. 
Gücün karşısında ya korkmuşlardır, ya da kendilerine yeni avanta kapıları açılmıştır. 
Bu gibileri toplumun iyi tanıması gerekir.
Kendimden örnek vereyim!
Ülkemizi soyan hırsızları, namussuzları, şeriat düzeni getirmek için çaba harcayan din bezirgânlarını, yalancıları ve sahtekarları günün birinde övmeye başlarsam, başka bir deyişle onurumu yitirip “Dönek” olursam, biliniz ki aynı şeyler benim için de geçerlidir. 
Sizden ricam, o zaman suratıma bile bakmayın.
Arkamdan ve yüzüme karşı “Döneeek” diye bağırın.
Allah hiç kimseyi dönek yapmasın.
Amin!

Emin Çölaşan’ın notu: Gazeteci abimiz Oktay Ekşi’nin eşi saygın bilim insanı Prof. Dr. Aysel Ekşi aramızdan ayrıldı. Oktay abiye ve bütün ailesine sabır ve başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin.
--
Emin Çölaşan: İyi çalışmalar saygılar
-----------------
Bankaları soyarken kar maskesi ülkeleri soyarken din maskesinin yeterli olduğu ülkedir benim Ülkem